🏓 Solunum Sistemi Ile Ilgili Ilginç Bilgiler
mK6f0Jp. Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Konu Anlatımlı Dersler > Biyoloji Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar SOLUNUM SİSTEMİ, ORGANLARI, ÇALIŞMASI, SAĞLIĞI, KORUNMASI, HASTALIKLARI, NEFES ALMA ÖZELLİKLERİ 2 İLE İLGİLİ KONU ANLATIM BİYOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR 1- SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için, besinlerin oksijen ile parçalanması gerekir. Hücre içerisinde besin maddelerinin oksijen gazı kullanılarak parçalanması ve enerji üretilmesine solunum denir. Solunum için besin ve oksijen gereklidir ve solunum sonucu ise hücrelerde su, karbondioksit gazı ve enerji açığa çıkar. Solunum sonucu üretilen enerji yaşamsal faaliyetlerde kullanılırken su ve karbondioksit gazı ise hücre dışına atılır. Hücre içerisindeki solunum olayı için gerekli olan oksijen gazının havadan dışarıdan alınarak kana verilmesini, kandaki karbondioksit gazının alınarak havaya dışarıya atılmasını sağlayan organlardan oluşan sisteme solunum sistemi denir. Solunum sistemini oluşturan organlara solunum sistemi organları denir. İnsanlarda solunum sistemi organları sırayla; burun, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronş, bronşçuk ve akciğerlerdir. Solunum sistemi ile dışarıdan alınan havadaki oksijen gazını kana veren, kandaki karbondioksit gazını alarak solunum sistemine ileten organa solunumun temel organı denir. İnsanlarda solunumu temel organı akciğerlerdir. İnsanlarda diyafram kası, göğüs kasları ve kaburgalar solunum sistemine yardımcı olan yapılardır. Solunum sistemi soluk nefes alma ve verme olayları sayesinde çalışır. Solunum için gerekli oksijen gazının havadan alınarak kana verilmesine soluk nefes alma, kandaki karbondioksit gazının alınarak dışarı atılmasına soluk nefes verme denir. Solunum ve soluk alıp verme olayları aynı kavramlar değildir. Solunum hücre içi solunum olayı, soluk alıp verme hücre dışı solunum olayıdır. 2- SOLUNUM SİSTEMİ ORGANLARI İnsanlarda burun, yutak, gırtlak, soluk borusu ve akciğerler solunum sistemi organlarıdır. a Burun Dışarıdan alınan havanın solunum sistemine vücuda ilk girdiği yer olup hem solunum sisteminin başlangıç organı hem de koku alma duyu organıdır. Burunda, burun kılları, burun kanalları sinüsler, ve sümük mukus salgısını sıvısını üreten salgı bezleri sümük = mukus bezleri bulunur. Burun, dışarıdan alınan havanın ısıtılmasını, nemlendirilmesini, havadaki toz ve mikropların tutulmasını sağlar. Havanın ısıtılıp nemlendirilmesini burun kanalları, havadaki toz ve mikropların tutulmasını ise burun kılları ve sümük salgısı sağlar. b Yutak Yutak, ağızdan sonra gelen boşluktur. Üst taraftan ağız ve burun boşluğuna, alt taraftan gırtlak ve yemek borusuna açılır. Yutak kas dokudan yapılmış olu 10 – 15 cm uzunluğundadır. Küçük dil ve bademcikler yutakta bulunur. Yutak, burundan alınan havayı soluk borusuna, ağızdan alınan besinleri yemek borusuna iletir. c Gırtlak Soluk borusu ile yutak arasında bulunan, kıkırdaktan yapılan, ses kutusu da denilen organdır. Gırtlak, solunum olayı için alınan havanın soluk borusuna, besin maddeleri ile suyun da yemek borusuna iletilmesini sağlar. Soluk verme olayı sırasında dışarı atılan hava ile gırtlak ta bulunan ses telleri titreştirilerek sesin oluşması sağlanır. Ses ise dil, dudaklar ve yanakların hareketi ve dişler sayesinde şekillenir ve kelimelere dönüşür. d Soluk Nefes Borusu Gırtlak ile akciğerler arasında bulunan ve kıkırdaktan yapılan 10 – 12 cm uzunluğundaki borudur. Yemek borusunun önünde bulunur. Soluk borusu, at nalı şeklinde olan ve üst üste dizilen kıkırdak halkalardan oluşur. Soluk borusunun yemek borusu ile komşu olan arka yüzü düz kaslardan yapılmıştır. Soluk borusunun iç yüzeyinde tek yönde hareket eden titrek tüylü hücreler bu hücrelerin arasında salgı üreten hücreler yani gobletler ile nemli bir zar bulunur. Soluk borusu, gırtlaktan gelen havanın akciğerlere taşınmasını, akciğerlerden gelen havanın gırtlak ile yutak ve burna havanın ısıtılıp nemlendirilmesini ve havadaki toz ve mikropların tutulmasını sağlar. Hava ile gelen toz ve mikroplar titrek tüylü hücreler ile tutulur, nemli zarın salgıladığı yapışkan ve kaygan salgı ile yapıştırılır ve balgam sayesinde dışarı atılır. Soluk borusunu yapısındaki kıkırdak halkalar, soluk alıp verme sırasında soluk borusunun duvarlarının birbirine yapışmasını önler. e Bronşlar Soluk borusu akciğerler girmeden iki kola ayrılır. Bu kollardan her birine bronş denir. Bronşlardan her biri bir akciğere gider. Bronşların yapısı soluk borusuna benzer. Bronşlar da kıkırdak halkalardan oluşur, iç yüzeyi nemli zarla kaplıdır ve titrek tüylü hücreler bulunur. Bronşlar, soluk borusundan gelen havanın bronşçuklara iletilmesini sağlar. f Bronşçuklar Bronşlar akciğerlere girince daha küçük birçok kola ayrılır. Bu kollardan her birine bronşçuk denir. Bronşçukların yapısında kıkırdak halkalar ve titrek tüylü hücreler bulunmaz. Bronşçuklar, bronşlardan gelen havanın alveollere iletilmesini sağlar. g Akciğerler Kalp ile birlikte göğüs boşluğunda bulunan, açık pembe renkli, esnek, büyüyüp küçülebilen, sağda ve solda birer tane olmak üzere toplam iki tane olan solunum sisteminin temel organıdır. Sağ akciğer üç bölümlü loblu, sol akciğer iki bölümlü loblu olup, sağ akciğer sol akciğerden daha büyüktür. Sol akciğerde üçüncü lob yerine kalp yerleşir. Akciğerlerin üzeri plevra plöra zarı ile örtülüdür. Bu zar, akciğerleri dış etkilere karşı korur. Akciğerlerdeki bronşçukların uç kısmında üzüm salkımına benzeyen hava kesecikleri alveoller bulunur. Alveoller, tek sıralı epitel hücrelerden oluşmuştur. Alveollerin etrafında da çok sayıda kılcal kan damarı bulunur. Akciğerler, dışarıdan alınan havadaki oksijen gazını kana veren, kandaki karbondioksit gazını alan yani gaz alışverişini gerçekleştiren organlardır. Akciğerlerde gaz alışverişini gerçekleştiren yapılar ise alveollerdir. Dışarıdan alınan hava akciğerlerdeki alveollere dolar, alveollerden de etrafındaki kılcal kan damarlarına geçer. Kılcal kan damarlarındaki karbondioksit gazı da alveollere geçer. 3- SOLUNUMA YARDIMCI YAPILAR Diyafram kası, göğüs kaburga kasları ve kaburgalar solunuma yardımcı yapılardır. Diyafram kası, göğüs boşluğunun alt kısmını kapatan yassı çizgili kastır. Göğüs kaburga kasları, kaburgaların arasında bulunan ve kaburgaların açılıp kapanmasını sağlayan kaslardır. Dışarıdan havanın alınması ya da dışarıya havanın verilmesi akciğerlerin hacminin artması ya da azalması sayesinde gerçekleşir. Akciğerlerin hacminin artması ya da azalması için de göğüs boşluğunun genişlemesi ya da daralması gerekir. Göğüs boşluğunun genişleyip daralmasını da diyafram kası ile göğüs kaburga kasları sağlar. 4- SOLUNUM SİSTEMİNİN ÇALIŞMASI Solunum sistemi soluk nefes alıp verme olayları sayesinde çalışır. a Soluk Nefes Alma Soluk alma sırasında diyafram kası kasılır düzleşir, kaburga kasları kasılır. Böylece göğüs boşluğu genişler, akciğerlerin basıncı azalır, akciğerlere hava dolar ve akciğerlerin hacmi artar. Soluk alma sırasında; burundan alınan hava ısıtılır, nemlendirilir, temizlenir ve yutak ile gırtlağa, gırtlaktan da soluk borusuna gelir. Soluk borusuna gelen hava yine ısıtılır, nemlendirilir ve havadaki toz ve mikroplar tutularak balgam ile dışarı atılır. Hava bilgi soluk borusundan bronşlara, bronşlardan bronşçuklara, bronşçuklardan da alveollere gelir ve alveollere dolar. Alveollerdeki havada bulunan oksijen gazı difüzyon yolu ile kılcal kan damarlarına, kılcal kan damarlarındaki kirli kandaki karbondioksit gazı da difüzyon yolu ile alveollere geçer. Temizlenen kan, akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına taşınır, sol kulakçıktan sol karıncığa geçer ve aort atardamarı ile vücuda pompalanır. Küçük kan dolaşımı. b Soluk Nefes Verme Soluk verme sırasında diyafram kası gevşer kubbeleşir, kaburga kasları gevşer. Böylece göğüs boşluğu daralır, akciğerlerin basıncı artar, akciğerlerin hacmi azalır ve akciğerlerdeki hava boşalır, dışarı atılır. Alveollerdeki kirli hava karbondioksit gazı bronşçuklara, bronşlara, soluk borusuna, gırtlağa ve yutağa iletilerek ağız ve burundan dışarı atılır. Soluk verme sırasında dışarı atılan kirli hava gırtlaktan geçerken ses tellerini titreştirir ve sesin oluşmasını sağlar. c Soluk Nefes Alma – Verme Olayları Soluk Nefes Alma Soluk Nefes Verme 1- Diyafram kası kasılır düzleşir. 1- Diyafram kası gevşer kubbeleşir. 2- Kaburga göğüs kasları kasılır. 2- Kaburga göğüs kasları gevşer. 3- Göğüs boşluğu genişler. 3- Göğüs boşluğu daralır. 4- Akciğerlerin hacmi artar. 4- Akciğerlerin hacmi azalır. Akciğerler genişler. Akciğerler sıkışır. 5- Akciğerlerin basıncı azalır. 5- Akciğerlerin basıncı artar. 6- Dışarıdan alınan havadaki oksijen 6- Alveollerdeki karbondioksit gazı alveollerden kana verilir, kandaki dışarı atılır. karbondioksit alveollere alınır. 5- SOLUNUM SİSTEMİNİN SAĞLIĞI VE KORUNMASI Solunum sisteminin sağlığının korunması için; 1- Havası temiz yerlerde bulunulmalıdır. Toz ve mikrop girebilir. 2- Alkol, sigara, uyuşturucu kullanılmamalıdır. Alkol, sigara ve uyuşturucu ile asbest gibi kimyasal maddeler solunum sistemi organlarına zarar verirler. Solunum güçlüğüne, akciğer kanserine ve kalp krizine yol açar. 3- Soğuk havalarda ağızdan değil burundan nefes alınmalıdır. Akciğerler için zararlıdır. 4- Burundan nefes alınıp verilmelidir. Ağızdan alınırsa ısınma, nemlenme, temizlenme olmaz. 5- Havadaki nem oranı yeterli olmalıdır. 6- Terli iken üşütülmemelidir. 7- Tükürük, balgam gibi salgılar yere bırakılmamalıdır. 8- Vereme karşı BCG aşısı yaptırılmalıdır. 6- SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI Solunum sisteminde, dışarıdan alınan havadaki virüs ve bakteriler sayesinde hastalıklar oluşur. Solunum sisteminde nezle ve grip, verem, kabakulak, kızamık, difteri kuşpalazı, çiçek, suçiçeği, kızıl, boğmaca gibi bulaşıcı hastalıklar ile astım, bronşit, zatürree, zatülcenp, menenjit, akciğer kanseri, gırtlak kanseri gibi hastalıklar görülür. 1-BulaşıcıNezle ve Grip Burun mukozasının iltihaplanması. 2-BulaşıcıVerem Akciğer dokusunun iltihaplanması ve yaraların oyukların oluşması. 3-BulaşıcıKabakulak Kulak altı tükürük bezlerinin iltihaplanması. 4-Bulaşıcı Kızamık Vücutta bağışıklık kazanırken kırmızı lekelerin oluşması. 5-Bulaşıcı Difteri Kuşpalazı Yutağın iltihaplanması. 6-Bulaşıcı Suçiçeği Vücutta bağışıklık kazanırken deride iz bırakan yaraların oluşması. 7- Bronşit Soluk borusu ve bronşların iltihaplanması. 8- Zatürree Hava keseciklerinin ve akciğer dokusunun iltihaplanması. 9- Zatülcenp Akciğer zarının iltihaplanması. 10- Menenjit Uzun süreli gripten sonra grip virüsünün beyin zarını iltihaplandırması. 11- Akciğer Kanseri Akciğer hücrelerinin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde çoğalması veya ölmesi. NOT 1- İnsanlar normal şartlarda dakikada 16 – 18 kez soluk alıp verirler. Soluk alıp verme hızını omurilik soğanı yönetir. 2- Soluk alınırken burundan alınmalıdır. Ağızdan alınan hava kuru, soğuk ve toz ve mikropludur. Bu da hastalıklara yol açar. 3- Soluk borusunun kıkırdaktan yapılmasının nedeni, soluk alıp verme sırasında duvarlarının yapışmaması içindir. 4- Soluk borusu at nalı şeklinde, bronşlar tam halka şeklindeki kıkırdak halkalardan oluşmuştur. 5- Kandaki oksijenin %98’ i alyuvarlardaki hemoglobin ile, %2’ si kan plazması ile taşınır. 6- Soluk alıp verme süresi 2,5 sn’ dir. 2,5 sn soluk alma, 2,5 sn soluk verme. Konuşurken soluk alıp verme süresi 5 – 10 sn’ ye çıkar. 7- Canlılarda solunum organı olarak aşağıdaki organlar kullanılır. -> Akciğerler Kuşlar, memeliler, sürüngenler, erişkin kurbağalar. -> Solungaçlar Balıklar, kurbağa larvaları. -> Trake Eklembacaklılar. -> Deri Solucanlar yumuşakçalar. -> Yapraklar Bitkiler. 8- Dışarıdan alınan hava gaz karışımıdır. Havada %78 oranında azot gazı, %21 oranında oksijen gazı, %1 oranında da diğer gazlar CO2, CO, H2O buharı, He, Ne, Ar, .. bulunur. 9- Diyafram ve kaburga kasları kasılıp gevşeyerek göğüs boşluğunda basınç farkı oluşturur ve bu sayede akciğerler vakumlama ile hava alıp verebilir. 10- Bademcikler lenf düğümüdür ve vücudu mikroplara karşı korurlar. Bademcikler üzerinde yaşayan mikroorganizmalar, bademciklerin iltihaplanmasına yol açar. Bu da kalp ve böbrek hastalıkları ile eklem romatizmasına neden olur. 11- Toz, gaz, aşırı bağırma, kirli hava gırtlak iltihaplanmasına, bu da gırtlak kanserine yol açar. 12- Gaz alışverişi akciğerlerdeki alveollerde difüzyon olayı ile gerçekleştirilir. Difüzyon olayı, maddenin çok yoğun olduğu yerden az yoğun olduğu yere geçmesidir. 13- Deniz kenarından yükseklere çıkıldıkça veya vücut fazla çalışıp çok enerji harcamışsa ya da fazla enerji ihtiyacı varsa veya havadaki oksijen miktarı azalmışsa fazla solunum yapmak için fazla oksijen gerekli olacağından; -> Soluk alışverişi hızlanır. -> Kalp atışı hızlanır. -> Kan basıncı artar. -> Kandaki alyuvarlar sayısı fazla oksijen taşıyabilmek için artar. 14- Havadaki oksijen miktarı artarsa, vücudun fazla enerji ihtiyacı yoksa; -> Soluk alışverişi yavaşlar. -> Kalp atışı yavaşlar. -> Kan basıncı düşer. -> Kandaki alyuvarlar sayısı azalır. 15- Karbondioksit gazının ayıracı kireç suyudur. Karbondioksit gazı kireç suyunu bulandırır. 16- Solunum sisteminde gaz alışverişini gerçekleştiren yapı alveollerdir ve alveoller akciğerlerde bulunur. Bu nedenle solunum sisteminin en önemli organı gaz alışverişi yaptığı için akciğerlerdir. 17- Yemek yerken konuşulursa gırtlak yemek borusunu kapatıp soluk borusunu açar ve yenilen besinler soluk borusuna kaçıp soluk borusunu tıkayabilir. Bu nedenle yemek yerken konuşulmamalıdır. 18- Bronşlar, dallanarak bronşçukları oluşturur ve bronşçukların sayısı fazla olduğu için de uç kısımlarındaki alveol sayısı fazla olur. Bu sayede gaz alışverişi hızlı ve fazla bir şekilde gerçekleştirilebilir. 19- Grip aşısı, astımda kullanılan spreyler, bronkoskop teknolojik gelişmelere bağlı olarak kullanılır. “BİYOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun ->Yazan rabia.. 3. **Yorum** ->Yorumu Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim ->Yazan pınar.. 2. **Yorum** ->Yorumu çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor ->Yazan ESRA.. 1. **Yorum** ->Yorumu Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. ->Yazan Hasan Öğüt. >>>YORUM YAZ<<< Adınız YorumunuzYorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçinve delete tuşuna basın... E MailZorunlu Değil
İnsan kalbinin yarattığı basınç, kanı 10 metre yüksekliğe fışkırtmaya yeterlidir. Tüm vücuda kanı dağıtabilmek için bu gereklidir. Midemizdeki asit bir jileti eritebilecek kadar kuvvetlidir. Zaten midemizdeki hidroklorik asit pek çok metali eritebilecek özellikte. Şaşırtıcı olan midemizin zarar görmemesidir. Bunun için midemiz kalın bir mukus tabakasıyla kaplıdır. İnsan vücudundaki damarların toplam uzunluğunun yaklaşık 96,500 km olduğu tahmin ediliyor. Vücudunuzda dünyanın çevresini iki defadan fazla dönecek kadar damar var. Midenizin iç çeperi her 3 ila 4 günde bir yenilenir. Mide duvarları oluşturan hücreler bu kadar sık değişmezlerse mide asidi bu hücreleri eritir. Bilim adamları, karaciğerin 500’ün üzerinde fonksiyonunu bulmuşlardır. Karaciğerin yaptığı işlere örnek olarak safra üretimi, kırmızı kan hücrelerinin ayrıştırılması, plazma protein sentezi ve toksinlerden arındırma sayılabilir. Aort damarımızın çapı bahçe hortumu çapına yakındır. İnsan kalbinin ortalama büyüklüğünün yumruğumuz kadar olduğu düşünülürse, aort damarının çapı oldukça fazladır. Bu damarın bu kadar geniş olmasının sebebi, oksijen açısından zengin kanı vücuda dağıtan ana kaynak olmasıdır. Beyin kandaki oksijenin yüzde 20’sini harcıyor. Vücut ağırlığının sadece %2’sini oluşturmasına rağmen, bu kadar çok oksijen harcaması çok ilgi çekici. Bu yüzden de oksijensiz kalma öncelikle beyin hasarına yol açıyor. Kemikleriniz aynı ebattaki çelikten daha güçlüdür, buna karşın çelikten 4-5 kat daha hafiftir ve çelikten bile güçlü olan kemiklerinizin %31'i sudur. Hafızanıza yeni bir şey kaydettiğinizde beyindeki nöronlar arasında yeni bir fiziki bağ oluşturulur. Her yeni kayıt ile beyninizde fiziki bir değişim yaşanır. Yüzümüzde 60 adet kas vardır. Gülümsemek kaşları çatmaktan daha kolaydır. Gülümsemek için 20 kası çalıştırmamız gerekirken, kaşlarımız çatmak için 40’ın üstünde kası çalıştırmamız gerekir.
İnsan yaşamı için su ile birlikte hava en önemli unsurdur. Tüm canlılar için ortak olan ve tüm fonksiyonların sağlıklı şekilde çalışmasına imkan veren bir maddedir. Hava nefes alıp verme döngüsü ile beraber oksijen ila karbondioksit arasındaki değişim üzerinden sirkülasyon katmanında Sistemi Nedir?Enerji yıkımı için hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijen taşıma görevini gerçekleştiren sisteme solunum sistemi denmektedir. Dışarıdan alınan hava belli başlı bazı organlardan geçmek suretiyle, en son akciğere ulaşır. Böylece alveoller ile beraber oradan kana ve en son hücrelere ulaşım sağlanır. Bu sistem döngü içerisinde bir tersinir yapı altında çalışma potansiyeline sahiptir. Diğer bir deyişle oksijen kullanımının ardından ortaya çıkan karbondioksit, hava kanalları üzerinden gerçekleştirilen yolculuk ile beraber dışarı Sistemi OrganlarıSistematik olarak senkronize çalışan solunum sistemi organları, oksijenin etkin şekilde taşınmasına, kullanılmasına ve daha sonra karbondioksitin atılmasına olanak verir. Bu doğrultuda belli başlı solunum sistemi organları Ağız ve burun,- Yutak,- Gırtlak,- Soluk borusu,- Akciğer,Sayılan bütün bu organların sistematik şekilde etkin çalışması hayati bir önem teşkil etmektedir. Böylece her bir organın kendine ayrı görevi ile beraber oksijen sağlıklı şekilde taşınır ve kullanım ile beraber karbondioksit olarak dışarı Sistemi Organları GörevleriSolunum sistemi organları görevleri farklılık yaratmaktadır. Örneğin mukoza hücreleri mukus salgılamak ile beraber havanın geçiş anında nemlenmesine imkan tanır. Böylece hava içerisindeki bazı maddeler filtrelenir. Yutak ise yutkunma anında soluk borusuna yemek kaçmasına önlem almaktadır. Gırtlak üzerinden ise havanın titreşmesi ile beraber konuşma yeteneği elde borusu görevi balgam ve benzeri maddelerin vücuttan dışarı atılmasını imkan sağlar. En gelişmiş organ ise akciğerlerde bu organ üzerinden doku ile hücrelere oksijen akışı sağlanır. Aynı şekilde yapılan devir üzerinden oksijen karbondioksite dönüştürmek suretiyle vücuttan Sistemi Özellikleri Nelerdir?Solunum sisteminin özellikleri organlara bağlı olarak farklılık göstermektedir. Yani her bir organın ele aldığı görev kendi özelliğidir. Genel açıdan ise solunum sistemi havanın tamamen sağlıklı şekilde ve düzenli olarak vücuda girmesini imkan sağlayan bir özelliğe sahiptir. Böylece kan ve dokular ile beraber hücrelere etkin şekilde hava geçişi sağlanır.
Dışarıdan aldığımız hava içerisinde bulunan toz zerrecikleri, büyük oranda burun içinde temizlenmesine karşın, yine de birçoğu akciğer içerisine ulaşır. Bunların yanı sıra, havada bulunan bakteriler de akciğerler içerisine rahatlıkla girebilirler. Akciğerlerin içerisinde bulunan fagositoz yapan hücreleri, bizi bu bakterilerin çoğalmasından korur. Ancak vücudumuzun yorgun düşmesi ya da sigara gibi yoğun katran içeren dumanlı maddeleri kullanmakla bu bağışıklık hücreleri etkinliğini kaybeder. Sonuç, bakterilerin burada üreyip çoğalmasıdır. Verem böyle bir hastalıktır. Gribal enfeksiyonlar basit olsa bile tedavi edilmez ya da önemsenmezse, bir ileri aşaması olan bronşite bronşların iltihaplanması dönüşebilir. Bronşit ya da ağır üşütmeler zatürree gibi hastalıklara yol KONULARBronşit, Zatürree
solunum sistemi ile ilgili ilginç bilgiler