🐈 Kafada Iki Döner Olması Ne Anlama Gelir
Günolur devran döner ne anlama gelir? 3 yıl cemed28 - Gör üş. 2 0. 10
vfT8. Haberler > Kafa Karışıklıklarını Gideriyoruz İngiltere ve Amerika'da Farklı Şekilde Kullanılan 21 Eş Anlamlı Kelime - 0930 Yabancı dil başlı başına bir problem biz Türkler için. Bir de işin içine dünyanın en popüler dili İngiizce'deki karmaşalar girince işimiz daha da zorlaşıyor. Eğer lisede İngiliz İngilizcesi'ni temel alan bir eğitim aldıysanız ve ardından dilimi geliştireyim diye Amerika'ya geldiyseniz bu ikilemlerle her gün karşılaşabiliyorsunuz. Bu kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için en temel örnekleriyle eş anlamlı İngilizce kelimeleri aşağıda görebilirsiniz. 1. Film Bildiğimiz sinema filmine İngilizler 'film' derken, Amerikalılar 'movie' diyorlar. Bizim dilimizde de film denildiği için, dil öğrenenler 'movie' kelimesine alışmakta zorlanabilirler. 2. Peşinat Kredili satın alacağınız bir şey için verdiğiniz peşinatın Amerikan İngilizcesi'ndeki karşılığı 'down payment'; İngilizler ise bu durum için 'deposit' kelimesini kullanıyorlar. Eğer Amerika'da 'deposit' kelimesini kullanırsanız, bu bankaya para yatırmak ya da bir ürün-hizmet için ödediğiniz güvence bedeli yani dilimizdeki karşılığı olan depoziti anlatmış oluyorsunuz. 3. Alışveriş / El Arabası Amerika'da tekerlekli ve eşya taşımaya yarayan el arabalarına 'cart' deniyor. Özellikle süpermarketlerde kullanılan versiyonlarına ise görselde de gördüğünüz gibi 'shopping cart' adı veriliyor. Buna karşın İngiltere'de aynı objeye 'trolley' ya da 'shopping trolley' deniyor. 4. Kaldırım Amerika'nın tam bir inşaat ülkesi olduğunu düşünürsek görseldeki durumu ülkenin birçok yerinde her an görebilirsiniz. Yani Amerikalılar kaldırıma 'sidewalk' derler. İngiltere'de ise durum biraz farklıdır, onlar kaldırıma 'pavement' derler ki bu kelime Amerika'da aynı zamanda asfalt yol anlamına da gelir. 5. Resepsiyon Otel, hastane ya da iş merkezleri gibi binalarda konukların ilk karşılandıkları yer olan resepsiyon kelimesinin İngilizce'nin en yaygın kullanıldığı iki ülkede iki farklı karşılığı var. İngilizler, bu yere 'reception' derken Amerikalılar 'front desk' kelimesiyle bu yeri tarif ediyorlar. 6. Paket Amerika'da bir kargo şirketi arayıp paketim nerede diye bir soru yöneltirken, 'parcel' kelimesini kullanırsanız karşınızdakinin kafası biraz karışabilir; zira Amerikalılar paket için 'package' kelimesini kullanır. İngilizler ise bu tip gönderilerin her parçasına 'parcel' derler. 7. Program / Tarife / Zaman Çizelgesi Amerikalılar bu kelimelerin karşılığı olarak 'schedule' kelimesini kullanıyor. İngilizler ise daha çok 'timetable' kelimesiyle bu durumu açıklıyorlar. Ayrıca 'schedule' kelimesinin okyanusun her iki tarafında da farklı telaffuz edildiğini de görüyoruz. 8. Saha Bir örnek ile yaklaşacak olursak, görseldeki gibi Amerikalılar futbol gibi sporların yapıldığı sahalar için 'field' kelimesini; İngilizler ise 'pitch' kelimesini kullanıyorlar. 9. Sıfır Spordan örneklerle devam edelim. Örneğin görseldeki skoru İngiliz spiker 'nil-nil' olarak okurken; Amerikan spiker ise 'zero-zero' olarak okuyacaktır. 10. Taksi Dünyanın en büyük iki metropolü New York ve Londra'daki taksilerin rengi ne kadar farklı ise onlar için kullanılan kelimeler de farklı. Amerikalılar taksi için 'cab' kelimesini kullanırken, İngilizler 'taxi' kelimesini kullanıyorlar. 11. Sıra Kahvecide, süpermarkette, konser girişinde, kısacası sıraya girilen her yerde Amerika'da görseldeki tabelayı görürsünüz. Amerika'da sıra anlamına da gelen 'line' kelimesinin karşılığı İngiltere'de 'queue' kelimesidir. 12. Bar Dilimizde bar adını verdiğimiz mekan İngilizler için 'pub' iken; Amerikalılar içinse 'bar'. 13. Patates Kızartması İngiltere'de bu tabelayı herhalde her yerde görmek mümkün. En sevdikleri ayaküstü yemeklerden biri olan bu lezzetli ikilide patates kızartması için 'chips' kelimesini kullanıyorlar. Amerika'da bu kelime daha çok patates ve mısır cipsi gibi yiyecekler için kullanılırken, Amerikalılar patates kızartması için 'fries' kelimesini kullanıyorlar. 14. Metro Yerin altından giden tren sistemine biz genel olarak metro diyoruz. Her iki ülkede ve dünyanın geri kalanında da metro kelimesi bu ulaşım sistemi için kullanılıyor. Bununla beraber Amerikalılar için 'subway', İngilizler için ise 'underground' kelimesi daha yaygın. 15. Spor Ayakkabı İngiltere'de bu rahat ayakkabıların karşılığı 'trainers'; Amerika'ya gittiğinizde bir mağazada bu kelimeyi kullanırsanız satıcı ne demek istediğinizi anlamayabilir. Amerika'da kullanmanız gereken kelime 'sneakers'tır. 16. Asansör İngilizler asansör için 'lift' kelimesini kullanıyor. Amerika'da bu kelimeyle bedavaya birisinin aracıyla bir yere ulaşmak, hırsızlık yapmak gibi durumları anlatabilirsiniz. Amerika'daki asansörlere 'elevator' demeniz gerekiyor. 17. Daire Biz binalar için apartman kelimesini kullanırken, Amerikalılar bina içindeki daireler için 'apartment' kelimesini kullanıyor. İngilizler için ise durum daha farklı. Onlar için daire 'flat' demek. 18. Silgi İngilizler silginin hammaddesinden ötürü bu obje 'rubber' diyorlar. Amerika'da ise silgi için 'eraser' yani silme eyleminden türetilmiş bu kelime kullanılıyor. Ek bir bilgi olarak, Amerika'da es kaza 'rubber' derseniz; kondom anlamına gelen bir kelime kullanmış olursunuz. 19. Kamyon / TIR Dilimize aslında Fransızca bir kısaltma olan Transportation Internationale Routière Uluslararası Yol Taşımacılığı'dan giren TIR kelimesinin, kullanılan en yakın karşılığı kamyon. Kamyon kelimesi için de İngilizler 'lorry', Amerikalılar ise 'truck' kelimesini kullanıyor. 20. Kurabiye Amerika'da 'cookie' dediğinizde görseldeki lezzetli tatlı ve ona benzer tüm unlu mamüllerin anlatıldığını anlayabilirsiniz. İngiltere'de ise durum biraz farklı olup, bu tip yiyeceklere 'biscuit' demek durumundasınız. 21. Tatil Tatil kelimesi için Amerika'da çok yaygın olarak 'vacation' kelimesi kullanılıyor; İngiltere'de ise 'holiday' kelimesi kullanımda.
KAFA a. ar. kafa. 1. Beynin ve duyu organlarının bulunduğu bölüm Kafasını çevirmek, kaldırmak. Bedenine oranla küçücük kafası hemen dikkat çekiyor. BAŞ. 2. Beyni çevreleyen kemik bölüm, kafatası Kafasını bir yere çarpmak. 3. Başın saç biten üst bölümü Kafasında tek tel saç kalmamış. 4. Tkz. Bir şeyin ön bölümü Park yeri çok kalabalık, arabayı kafadan sokamazsan geri manevra yap. 5. Zihinsel yetilerin tümü zekâ, düşünce, düş gücü, bellek vb. Özür dilerim, kafam başka yerde. Bir anıyı kafasında canlandırmak. Çalışkan olduğu söylenemez, ama kafasına güvenebilirsiniz. Kafası rakamlarla, tarihlerle dopdolu olmak. Tüm ayrıntıları kafanda tutabiliyor musun? 6. Görüş, anlayış, düşünce; zihniyet Aynı kafada adamlar, sanırım kolay anlaşırlar. Bu kafayla gidersek sonumuz iyi olmaz. 7. Çocukların oyunda kullandıkları bilyelerin en büyüğü. Eşanl. KAFALİK. 8. Kafa büyük içi boş, tut kulağından çifte koş, görünüşü, giyimi kuşamı yerinde olsa da akıldan, bilgiden yoksun olan kimselerin öküzden farklı olmayacağını vurgulamak için söylenir Kafa cilalamak, neşelenmek için sarhoşluğun sınırına varmayacak ölçüde içki içmek. Kafa çekmek, kafayı çekmek, içki içmek arg.. Kafa dengi, söyleyen açısından düşünce ve tutumu kendisininkine uygun kimse için kullanılır Kafa dengi bir arkadaş bulamadım. Kafa dinlemek, zihinsel yorgunluğa yol açan sorunlardan, gürültü ve patırtılı ortamdan uzak olmak Kafa dinlemek için bu kıyı köyüne gelmişti. Kata göz yarmak, beceriksizlik göstermek. Kafa işçisi, fikir işçisi. Kafa kafaya vermek, bir işi gerçekleştirmek için karşılıklı düşünce alışverişinde bulunmak Arkadaşlarla kafa kafaya verir, bu sorunu çözmeye çalışırdık. Kafa kâğıdı - KAFAKÂ- ĞIDI. Kafa kalmamak, zihni aşırı ölçüde yorularak yeterince çalışamaz bir duruma düşmek Artık bende kafa kaynadı, şu hesaplara bir de sen bak. ] Kafa patlatmak, zihni bir konu ya da iş üzerinde pek çok yoğunlaştırarak yormak Bütün gün kafa patlattık, gene de bir çözüm yolu bulamadık. Kafa sallamak, doğru ya da yanlış olduğunu tartmadan her şeyi kabul etmek, onaylamak. Kafa şişirmek, çok konuşarak ya da gürültü patırtı yaparak bir kimseyi rahatsız etmek Kafa şişirdiği yetmiyormuş gibi yemekleri de beğenmiyor. Bir kimseye kafa tutmak, onun isteklerine karşı çıkmak, ona karşı direnmek Hem çalışmıyor, dersini bilmiyor, hem de öğretmenlerine kafa tutuyor. Kafa ütülemek, gereksiz ve boş sözlerle bir kimseyi bunaltmak Kafa ütülemeyi bırak da sen kendi haline bak arg.. Kafa yapısı, bir kimsenin düşünce sistemi; zihniyet. Kafa yok, "akıldan yoksun, düşünce yok" anlamında söylenir. Kafa yormak, bir konu üzerinde bütün yönleriyle, uzun uzadıya düşünmek Şiire emek vermiş, sorunları üzerinde kafa yormuş biridir Kafadan, yazıya dökmeden, zihinsel olarak; akıldan Kafadan hesaplamak. Kafadan atmak, bir sorun üzerinde yeterince düşünmeden, inceleme ve araştırma yapmadan rasgele söz söylemek ya da yanıt vermek Kafadan atarak sınavlarda başarı sağlayamazsın. Kafadan gayrimüsellah, bir kimseden söz ederken, "deli, akılsız" anlamında şaka yollu söylenir. { Kafadan kontak, kafadan çatlak, dengesizce davranan, mantıksızca işler gören kimse için kullanılır tkz.. Kafası almamak, anlayamamak, kavrayamamak Kafası almıyor, zorla öğretemezsin ki; zihin yorgunluğu yüzünden anlayamaz duruma gelmek Çalışmayı bıraktım, artık kafam almıyor; bir şeyin olabileceğini düşünememek; havsalası almamak Annesine karşı nasıl böyle davranabilir, kafam almıyor doğrusu. Kafası basmamak, bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak. Kafası bozulmak, kızmak, sinirlenip öfkelenmek! Kafası karışmak, kafası bulanmak, bir olay ya da durum karşısında düşünceleri karmakarışık olmak, belli bir düşünce, karar vb. oluşturamamak, zihni karışmak. Kafası çalışmak, kafası işlemek, bir konu ya da iş üzerinde gereği gibi düşünebilir durumda olmak. Kafası dönmek, itilip kakılma ya da sıkıştırılma yüzünden sersemleşmek; birdenbire kızıp öfkelenmek Küfrettiklerini duyunca kafam döndü, dışarı fırladım. Kafası dumanlı, hafif sarhoş. Kafası durmak, zihni yorulup karıştığından ya da bir şeye karşı duyduğu beğenme ve şaşma duygusunun etkisiyle düşünememek Kafası durmuş gibiydi, en kolay problemleri bile çözemiyordu. Piramitleri gezerken bunların büyüklüğü karşısında kafası duruyordu sanki. Kafası kalın, güç kavrayan, aptal kimse için kullanılır. Kafası kazan gibi olmak, kafası şişmek, gürültü patırtı ya da çok çalışma nedeniyle zihince çok yorgun olmak Sekiz saat ders dinleyince insanın kafası kazan gibi oluyor. Kafası kızmak, öfkelenip sinirlenmek. Kafası kopsun, “eksik olsun, kahrolsun” anlamında söylenen öfke belirten ilenme sözü. Bir şeye kafası takılmak, sürekli olarak onu düşünmek, onunla uğraşmak Kafası bu ev işine takılmıştı. Kafası taşa çarpmak, bir söz ya da davranışından uğradığı zarar sonunda gerçeği görmek. Kafası yerinde olmamak, zihinsel yorgunluk nedeniyle dikkatini toplayacak, düşüncelerini bir noktada yoğunlaştıracak durumda olmamak. Kafası yerine gelmek, dalgınlıktan, dikkatsizlikten sıyrılıp gereği gibi düşünebilecek bir duruma gelmek. Kafasına dank etmek, kafasına dank demek, önceleri anlamadığı, göremediği bir gerçeği bir olay nedeniyle kavrayarak gerekli dersi alıp ayılmak! Kafasına girmemek, anlama ve kavrama gücünden yoksun olmak Ne kadar anlatırsan anlat, kafasına girmez ki. Bir şey yapmayı kafasına koymak, bir şeyi gerçekleştirme konusunda kararlı olmak, bunda inatla direnmek Kafama koymuştum, memuriyetten ayrılıp iş hayatına atılacaktım. Kafasına sığmamak, onu anlayamamak, ona akıl erdirememek. Bir şeyi bir kimsenin kafasına sokmak, o konuda onu ikna etmek Çocuğun kafasına bu düşünceleri sokma. Kafasına söz girmemek, çok aptal ya da inatçı olmak, dinlediklerini önemsememek, onlara kulak asmamak. Başkasının kafasına uymak - AKLINA UYMAK. Kafasına vur, ekmeğini elinden al — BAŞINA VUR AĞZINDAN LOKMASINI AL. Kafasına vura vura, zorla, isteyip istemediğini sormadan. Kafasına vurmak, içki sözkonusuysa, bir kimseyi aşırı ölçüde etkilemek. Kafasında şimşekler çakmak - BEYNİNDE ŞİMŞEKLER ÇAKMAK. Kafasında tutmak, bir şeyi unutmamak, aklında tutmak. Kafasından çıkarmak, bir şeyi bir daha anımsamamak üzere unutmak, ondan vazgeçmek. Kafasından geçirmek, bir şeyi yüzeysel olarak, ayrıntılarına inmeden belli belirsiz düşünmek, tasarlamak. Kafasını ezmek, ileride zararlı olabilecek bir şeyi daha başlangıçta zararsız duruma sokmak, etkisiz kılmak. Kafasını gözünü yararak, yara yara konuşmak, bir dili bozarak yanlış konuşmak. Kafasını kaldırmak, karşı gelmek Söylenenlere uymayan, kafasını kaldıran olursa gönderirsin bana. Kafasını kaşıyacak vakti olmamak - BAŞINI KAŞIMAYA VAKTİ OLMAMAK Kafasını kullanmak, bir işte olanakları iyi değerlendirerek akıllıca davranmak Kafasını kullanmış, kısa sürede çok zengin olmuştu. Kafasını kurcalamak, sözkonu- su bir şeyse, sürekli olarak bir kimsenin zihnini meşgul etmek, onu düşündürmek Bu toprak sorunu kafasını kurcalıyor, uykularını kaçırıyordu. Kafasını sokmak, barınabileceği bir yer bulmak, oraya yerleşmek Bunca yıl çalışmış, kafasını sokacak bir evi olmamıştı. Kafasını taştan taşa çarpmak -BAŞINI TAŞTAN TAŞA VURMAK. Kafasını vurmak, uçurmak, bir kimsenin başını kılıçla uçurmak esk.. Kafasının bir tahtası noksan, bir kimsenin biraz kaçık olduğunu belirtmek için alay yollu söylenir. Kafasının dikine gitmek BURNUNUN DİKİNE, DOĞRULTUSUNA GİTMEK. Bir kimseyi kafaya almak, onu kandırarak bir işi yaptırmak; dalga geçmek, alaya almak. Kafaya oynamak, lig maçlarına katılan bir takım sözkonusuysa, şampiyonluğa aday olmak, şampiyonluk için uğraş vermek Bir ara küme düşme tehlikesi geçiren bu takım şimdi kafaya oynuyor. Kafayı bulmak, sarhoş olmak, neşesi ve keyfi yerine gelmek arg.. Kafayı değiştirmek, bir konuda direnmekten vazgeçmek, kanısını, düşüncesini vb. değiştirmek Sen bu kafayı değiştirmezsen, başına daha çok bela gelir. Kafayı tütsülemek, içki içmek, sarhoş olmak arg.. Kafayı üşütmek, akli dengesini yitirmek. Kafayı yere vurmak, hastalanıp yatmak; uykuya yatmak. —Anat. Kafa-yutak kanalı, yutağı hipofize bağlayan embriyonsal sistemin kalıntısı. —Bilş. Okuma/yazma kafası, bir manyetik destek şerit ya da disk üzerinde okuma ve yazma işlevi gören elektronik düzenek. —Biyol. Kafa göstergesi, kafanın maksimum genişliğinin, maksimum uzunluğuna oranının 100’le çarpımından oluşan katsayı. Kafa sinirleri, kafatasının içindeki merkez sinir sisteminden çıkan ilk on iki çift sinir. Bk. ansikl. böl. —Büro. Baskı kafası, bazı yazı makinelerinde bulunan ve üzerinde tuşlara vurmak için gerekli kabartma harf ve işaretlerin bulunduğu, bir hareket ve vurma mekanizmasına bağlı metal kaplama küre. —Denize. Fıçıları ya da bidonları yükleme ve boşaltmada kullanılan bir tür sapan. Bu sapanın yassı demirden yapılmış kancaları fıçıların ve bidonların çember paylarına uyar. Mapalarına zincir ya da halat donatılan bu kancalar, çember payına takılır ve sapan vira edilince fıçının yada bidonun çember payını sıkarak kaymayı önler. Kafa kaldıramamak, bir geminin başından söz ederken, pruvadan gelen büyük dalgaların etkisiyle sürekli olarak denize gömülmek. —Elektroakust. Manyetik kafa, kayıt, okuma ya da silme işlevi gören elektromanyetik dönüştürücü. Okuma kafası, bir plak izinin yanal ve düşey salınımlarını, kaydedilmiş seslerin fretonsına göre okuyan düzenek. Bk. ansikl. böl. —Fişekç. Kapsül kafası, ELEKTRİKLİ ATEŞLEYİcrnin eşanlamlısı. —Haritc. OKUYUCU VE YAZICI BAŞ'ın eşanlamlısı. —Isıl mot. Kafadan supaplı, 1950’den bu yana tüm dünyada yaygınlaşan ve sökülebilir silindir “kafa"sına yerleştirilen ters supap düzeni için kullanılır. Motor kafası, bir ısıl motorun, yanma odaları, supap takımı ve bazen bir ya da birkaç kamlı kumanda mili içeren bu durumda “kafadan” denir takılıp çıkarılabilen üst bölümü. Bk. ansikl. böl. Silindir kafası, başlangıçta patlamalı ya da içten yanmalı bir motorda silindirin üstünü kapatan ve bu silindirin yanma odasını sınırlayan kapak, —işlem. Revolver kafa, torna arabasının geriye doğru işlemesiyle çeşitli aletlerin birbiri ardından devreye girmesini sağlayan döner kafa. —Kuyuc. Kuyu kafası, bir kuyunun girişine yerleştirilen düzeneklerin tümü. Üretim halindeki kuyularda buna ÜRETİM KAFASI, püsküren kuyularda da NOEL AĞACI denir. Püskürtme kafası, kuyu açma akışkanını püskürtme hortumuyla çubuk takımı arasına yerleştirilen bağlantı organı. —Mim. Kafa penceresi - TEPE PENCERESİ. —Müz. Bir çanın, içinde tokmağın bir halkaya asılı olduğu üst bölümü. Telli ve saplı çalgılarda, sapın uç kısmı. Örn. gitar ve kemençede, burgulukla kafa aynı şeydir; keman ya da viol ailesindeyse, bur- guluktan sonra gelen insan başı, salyangoz vb. biçimdeki oyma motifler kafanın bir parçasıdır. Kafa sesi, insanın ses bölgelerinden biri. Genellikle tiz bölgede, göğüs rezonansı yerine kafa rezonansın dan yararlan ırak elde edilen bu yapay sesler, özel a. atım olanakları sağlar. Eşanl. FALSETTO —Oy. Maça kızı oyununda alınan 35 ceza sayısı. Kafa atmak, bir eldeki tüm sayıları toplayarak öbür oyunculara 35’er sayı birer kafa yazdırmak. Kafaya gitmek, kafa atma girişiminde bulunmak, oyun planını bu amaca göre ayarlamak. j Kafayı kesmek, el tutup sayı alarak kafa atmaya çalışan oyuncunun tüm sayıları almasına engel olmak, onu bu girişiminde başarısızlığa uğratmak. —Sağl. kor. Tıraş makinesi kafası, elektrikli tıraş makinesinin ızgara ve bıçaklardan oluşan kısmı. —Spor. Kafa vuruşu, futbolda havadan gelen bir topa alınla vurulmasına dayanan ve böylelikle topun yönünün değişmesini sağlayan hareket. —Su yapı. Eklüz kafası, eklüzün faydalı alanının yukarı ya da aşağı çığırında yer alan bölüm. —Tarım mak. Bıçak kafası, biçerde bıçak takımını bıçak koluna bağlayan parça. —ANSİKL. Biyol. Kafa çiftleri şunlardır koklama siniri ya da I, görme siniri ya da II, göz oynatıcı sinir ya da III, troklea siniri ya da IV, üçüz sinir ya da V, dış devimsel göz siniri ya da VI, yüz siniri ya da VII, denge-işitme siniri ya da VIII, dil-yutak siniri ya da IX, akciğer-mide siniri vagus ya da X, kafa spinal siniri ya da XI, büyük dilaltı siniri ya da XII. Kafa sinirleri, omurilik düzeyinde, merkez sinir sisteminden çıkan omurilik sinirlerine karşılıktır. —Elektroakust. Eskiden "pikap" adı verilen okuma kafaları iki büyük sınıfta toplanır birinci sınıfta okuma iğnesinin yer değiştirme genliğine duyarlı olanlar yer alır; bunların çıkış gerilimi izin salınımlarının genliğiyle orantılıdır ve gerilme ölçekli ve ışılelektrik hücreli piezoelektrik modellerdir; ikinci sınıfa okuma iğnesinin yer değiştirme hızına duyarlı olanlar girer; bunların çıkış gerilimi titreşim hızıyla orantılıdır elektrodinamik ve elektromanyetik modeller. • Piezoelektrik okuma kafaları, kristal ya da seramik, monofonik ya da stereofoniktir. Empedansları yüksektir ve elektrofonlarda kullanılırlar. Gerilme ölçekli okuma kafaları ’nda, sürekli bir gerilim yarı-iletkene uygulanmış bükülme devinimleriyle kiplenir; direnç okuma iğnesinin yer değiştirme genliğine göre değişir ve devrede yeğinlik değişimine yol açar. Isıl elektrik okuma kafaları'nda, çok küçük bir ampulün verdiği ışık akışı bir fo- totranzistora çarpar. Okuma iğnesi ışık akışını kipleyen küçük bir zincirleme kümesine bağlıdır. Yüksek olan çıkış gerilimi 14 mV/cm/sn’ye ulaşır. • Elektrodinamik okuma kafaları stereofoniktir; sürekli bir mıknatısın çekirdek aralığında yer değiştiren devingen iki bobin içerir. Bu yer değiştirme sonucu devrede yer değiştirme hızıyla orantılı bir elektromotor güç doğar. Bunlar çok duyarlı müzik setlerinde kullanılır. • Elektromanyetik okuma kafaları stereofoniktir ve bu da çok duyarlı müzik setlerinde bulunur; iki değişik türü vardır birincisi değişken manyetik dirençli ya da indüklenmiş mıknatıslıdır ve iki sabit bobin taşıyan bir mıknatısın çekirdek aralığında yumuşak demirden bir plaket devinir. Manyetik direncin değişimi sonucu bobinlerdeki manyetik indüklenme değişir; bu değişim devrede bir elektromotor kuvvetin doğmasını sağlar, ikinci tür man- yetodinamiktir ve bobinleri taşıyan yumuşak demirden, kutupsal parçaların çekirdek aralığında devingen bir mıknatıs yer alır. —Isıl mot. Patlamalı bir motorun kafası iki ana rol oynar bir yandan sıkıştırma ve yanma odası görevini görür; diğer yandan supaplar, külbütörler ve bazen de kamlı kumanda milleri gibi dağıtım organlarını destekler Biçimi hem supapların konumuna hem de patlamadan önce odanın içindeki gazlara verilmek istenen karışıma bağlıdır. Kafa takılıp çıkarılabilir, yani silindire saplamalar ya da vidalarla bağlanır. Bu arada iki organ arasına bakır kaplı metal-plastik bir sızdırmadık contası konur. Çok yüksek sıcaklıklara uğradığı zaman kafayla birlikte dökümden gelen dış zarfın içinde dolaşan su akımıyla özellikle soğuma öngörülür. Havayla soğutmalı motorlarda kafa yüksek dirençli, iyi iletken ve ısı dağıtıcı hafif alaşımdan oluşur. Isı kafanın dış çeperini çevreleyen küçük kanatçıklarla atılır. Kafa sayısız iç değişimlere uğradı. Bunlardan başlıcalarının amacı belli bir silindir hacminden başlayarak ısıl randımanı ve gücü artırmaktı. Atmosfere karışan zararlı maddelerle havanın kirlenmesi azaltılmak istendiği zaman sorun şekil değiştirdi. Bu ürünlerden biri, patlamadan sonra gazlar tam yanmadığı zaman doğar. Egzos, havayı kirleten yanmamış hidrokarbonlar içerir. Bu yanmayı iyileştirmek ve ateşlenmesinden önce karışımın homojenliğini sağlamak için kafanın içinde karbonlu kütlenin türbülansını artırmak gerekir. Yarıküresel kafayla üçküresel odalar ve piston tepesinin platosunun yükselmesi öngörülür. —Karş. anat. Bir duyusal ve gangliyonlu arka kök ile bir devimsel ön kökün birleşmesiyle oluşan omurilik sinirlerinin tersine, kafa sinirleri ya bedendevimsel ön köklerden göz oynatıcı sinir III, troklea siniri IV, göz dışdevimsel siniri VI, kafa spinal siniri XI, büyük dilaltı siniri XII gibi devimsel sinirler ya da gangliyon öncesi içorgan devimsel liflerini de içeren gangliyonlu arka köklerden oluşur. Bu karma sinirlere “solungaçsal" sinirler adı verilir. Çünkü bu sinirler suda yaşayan omurgalılarda ağız yarığına üçüz sinir V, spirakuluma yüz VII ya da solungaç yarıklarına dil-yutak siniri IX ve vagus X sinir lifleri gönderir. Sadece bölütsel olan bu sinirlere, koklama I, denge-işitme VIII ve retinayı talamusa bağlayan bir yol olan ön- beyin kökenli görme .siniri ll’yi eklemek gerekir. Amniyonlu omurgalılarda 12, amfibyumlarda 10, balıklarda 10 ila 15 çift kafa siniri Büyük Larousse X-Sözlük Konusu ne demek anlamı tanımı.
Güneş ışınları gökyüzünün üst katmanlarını delerken mavi dalga boyları bölünür ve ufuk iyice alçaldığı sırada yeşil ile beraber mavi renk dağılmaya başlar. Bunun sonucunda ise turuncu ve kırmızı bir renk ortaya days agoİçindekiler1 Akşamları gökyüzü neden kırmızı olur?2 Hava neden kırmızı?3 Gece kırmızı bulut neden olur?4 Geceleri hava neden turuncu olur?5 Gökyüzünde kırmızı ışık nedir?6 Geceleri hava neden pembe olur?7 Bu sabah hava neden kırmızı?Akşamları gökyüzü neden kırmızı olur?Dünya'nın küresel yapısından dolayı bu zamanlarda gelen Güneş ışınları, daha kalın bir atmosfer tabakasından geçer. Bu sırada Rayleigh saçılımı nedeniyle mavi ışık, kırmızı ışıktan çok daha fazla saçılır. Gün batımında ışığın geçtiği atmosfer katmanı çok daha kalın olduğu için bize ulaşabilenlerin çoğu kırmızı neden kırmızı?Hava Neden Kırmızı Olur? Her zaman olduğu gibi, mor ve mavi ışık en çok dağılır ve altlarındaki gökyüzünü aydınlatır. Gökyüzü kirlenmişse, atmosferde daha fazla parçacık bulunur, bu da daha kısa dalga renklerinin engellenmesi anlamına gelir ve bu da gökyüzünün daha da kırmızı görünmesine neden kırmızı bulut neden olur?Bulutlu ge- celerde ise normalde uzaya ulaşan uzun dalga boylu kırmızı ve tonlarındaki ışınlar bulutlardan sekerek yer- yüzüne geri döner. Bunun sonucunda bulutlu şehirler- de kırmızımsı gökyüzü parlamaları ortaya hava neden turuncu olur?Böyle bir durumda şehrin ışıklarının sokak lambaları, binaların ışıkları renksiz olan, şeffaf kar taneleri tarafından yansıtılması ve kırılması neticesinde hava turuncu renk tonlarında aydınlanmaktadır. Geceleri kar yağışında gök yüzüne baktığınızda turuncu renk tonlarının görülmesindeki en önemli etken budur…Gökyüzünde kırmızı ışık nedir?Fotoğraflar ortaya çıktıktan sonra bu kırmızı ışığın kaynağının, Osmangazi Köprüsü olduğu anlaşıldı. Fotoğraflarda gözüken ve bulutların arkasına kalan bu kırmızı ışıklar, Osmangazi Köprüsünün ayaklarındaki aydınlatmalar olduğu ifade hava neden pembe olur?Mavi ışık, normal şartlar altında mor ışıktan daha görünür olmasına rağmen, bu benzersiz atmosferik koşullar, mavi ışıktan daha fazla menekşe saçılmasına neden olarak pembe mor bir gökyüzü ile sonuçlanır . Ayrıca; bir gün batımının rengi, kırmızı bir gökyüzü oluşturan benzer koşullar altında pembe sabah hava neden kırmızı?Şen, şunları söyledi "- Havanın öyle görünmesinin nedeni sabah güneş ışınları yataydan geliyor, yataydan geldiği için uzun mesafeden yol alıyorlar. Dolayısıyla yere yakın tozların, hava moleküllerinin uzun dalga boylu radyasyonu kırmasından ötürü pembeye, kızıla yakın renk ortaya çıkıyor."
Rüyada Döner Görmenin Anlamı ve Yorumu Rüyada döner görmek, maneviyata önem vermeyen, dünyevi işler peşinde koşan biri olacağına yorulmaktadır. Rüya sahibinin iş hayatında yaşanacak yeni gelişmelere ve olaylara delalet etmektedir. Rüyada Döner Yediğini Görmek Kişinin mal ve mülk sahibi olacağına, maddi sıkıntı çekmeyeceğine, istek ve hayallerinin gerçekleşeceğine rivayet eder. Rüyada döner görmek, kişinin maddi ve manevi olumlu olaylar yaşayacağı demektir. Rüya sahibinin beklemediği bir an da önemli bir haber alacağına, bu haberin kendisi dahil çevresindeki insanları da ilgilendireceği anlamına gelmektedir. Rüyada Döner Ustası Görmek Rüya sahibinin karşısına çıkacak iş kapılarına delalet etmektedir. Rüyada Yaprak Döner Görmek Rüya sahibinin rüyasında yaprak döner görmesi kişinin maddi manevi sorunlarının çözüme kavuşacağına, sıkıntılı bir süreç içerisine gireceğine bu durumun içinden ailesinin yardımıyla çıkacağına delalet etmektedir. Rüyada Tavuk Döner Görmek Rüyasında tavuk döner gören kişinin kazancının bir kısmını yardıma muhtaç insanlara bağışlayacağına, sevap işleyeceğine, yeni insanlar ile tanışacağına delalet eder. Rüyada Et Döner Görmek Rüya sahibinin sorunlarının zamanla çözüme kavuşacağına, aile hayatında ufak sürtüşmeler yaşanacağına, bu sürtüşmelerin kısa süreli olacağına yorulur. Rüyada Ekmek Arası Döner Görmek Rüya sözlüğü yorumcuların göre rüyasında ekmek arası döner görmesi kişinin hanesinin bolluk ve bereket içerisinde olacağına, işinden bol gelir elde edeceğine rivayet eder. / Rüya Tabirleri
kafada iki döner olması ne anlama gelir