🗻 Bilişsel Davranışçı Terapi Panik Atak
BilişselDavranışçı Terapi: Bilişsel davranışçı terapi (BDT) kişinin düşünce yapısında, algısında, olayları yorumlayış şeklinde, duygusal tepkilerini ve davranışlarını belirlediği kurama dayanır. Bu sebeple, terapideki amaç, kişinin olumsuz ve işlevsel olmayan düşüncelerini yeniden şekillendirerek, yerine gerçekçi ve olumlu düşünce biçimleri koymaktır
Panik Ataklar. Panik atak, önceden bir uyarı vermeden ve herhangi bir nedeni olmadan ortaya çıkan ani bir korku patlamasıdır. Çoğu kişinin şikâyetçi olduğu “ stresli olmak”tan çok daha yoğundur. Panik atak yaşayan kişilerde görülen en yaygın belirtiler çarpıntı ve nefes almakta zorlanmadır. Ayrıca göğüs ağrısı
BilişselDavranışçı Terapi. Bireysel Davranışçı Terapi bireyin hayatını olumsuz etkileyen düşünceler, inançlar ve tutumlar gibi bilişsel bozulmalara odaklanır ve bunları değiştirmeye çalışır. Kişinin kaynaklarını kullanarak problemlerin ortadan kaldırılmasıyla yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amaçlanır.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT); çok genel bir tanımlamayla, kişinin psikolojik sorunları ile ilişkili ya da onları sürdüren Panik Atak Terapisi;
Tedavi Hedefleri: 1) Panik atakları bir haftada ya da daha kısa bir süre içinde azaltmak, 2) Kalabalık yerlere (örn: kafeterya) panik atak geçirmeden gidebilmek, 3) Asansörlere binebilmek, 4) “istediğim her yere ” arabayla gidebilmek. Bayan G. 1. Olay:Kalabalık bir kafeteryaya gittiğinde Otomatik Düşünceler:“Yemek tepsisini
Panikbozukluk ve panik atak tedavisinde, başta bilişsel davranışçı terapi olmak üzere farklı kuramsal psikoterapiler, grup ve evlilik terapileri de kullanılabilir. İlaçlar panik belirtileri, beklenti anksiyetesi ve kaçınma davranışları üzerinde etkili olsalar da yoğun anksiyete duygusu içindeki hastaya var olan durumla baş
PanikAtak ve Yaygın Anksiyete Bozukluğunun Bilişsel Davranışçı Terapisi Anksiyete Türleri. İki tür anksiyeteden söz edilir, birincisi; hemen hemen her ortamda beklenmedik zamanlarda tekrarlayan panik nöbetleridir. Panik esnasında yoğun şekilde fiziksel belirtiler eşlik eder.
Ve bir çok araştırmada; çeşitli bozuklukların tedavisinde, bilişsel davranış terapisi sonuçları ile ilişkili nörobiyolojik değişiklikler olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle; fobi, depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, panik atak sorunlarında oldukça etkili bir terapidir. Grup, çift ve aile terapilerinde de
PskSerhat DAMAR'ın Makaleleri. Panik Atak / Panik Bozukluğu ve Bilişsel (Kognitif) Davranışçı Terapisi Psk.Taylan ÖZKUZUCU. Panik Atak’da En Etkili Tedavi Bilişsel Davranışçı Terapidir! Psk.Gamze KARABULUT KÖK. Bilişsel Davranışçı Terapi ve Panik Bozukluk Psk.Burcu BÜGE. Panik Ataklar ile Başa Çıkmakta Bilişsel
r9rs. Panik Atak Tedavisi Panik atak tedavisi yönteminde 2 adet temel yaklaşım bulunmaktadır. İlk olarak panik ataklar yaşayan kişi için psikiyatristler tarafından ilaç verilerek tedavi uygulanır. İkinci bir yaklaşım da panik bozukluk problemi için psikologların bilişsel davranışçı terapi uygulamasıdır. Odaklanma terapisi adı verilen bir terapiyle de panik atak tedavisi uygulanabilmektedir. Kısa süreli seanslarda tek bir randevu ile 6 haftalık bir süreyi kapsayacak şekilde ek panik atakları engelleyen ve kalıcı olarak gidermeye yardımcı olan ev çalışmaları mevcuttur. Daha yeni ve kısa zamanda panik ataklar yaşamaya başlayanlar veya yıllardır bu sorunu yaşayanlar için bir günde kurtulabilme ve 1 günde panik atak tedavi yöntemleri mevcuttur. Panik atak tedavisinde bazı medikal ilaçlar ve psikoterapi teknikleri kullanılmaktadır. SSRI, SNRI, benzodiazepin adı verilen ve bu türdeki ilaçlar rahatsızlığın tedavisinde kişiye özel reçeteleye bilir. İlaç kullanımını boyunca kişi kendisini iyi hissetse dahi kesinlikle ilaç kullanımına aksatmadan devam etmesi gerekmektedir. İlaçların dozunun düşürülmesi ya da kullanımının tamamen bırakılması hekim kontrolünde olmalıdır. Panik atak tedavisinde bazı vakaların ilaçla birlikte psikoterapi, bazılarında ise tek başına psikoterapi uygulanması yeterli olabilmektedir. Bilişsel davranışçı terapi adı verilen yöntemde panik atak sorunları yaşayan kişiyle panik atak sırasında neler yapması gerektiği, bu durumla nasıl başa çıkması gerektiği ve panik atakların nasıl önlenebileceği hakkında konuşulur ve bilgiler verilir. Panik atak tedavisinde oldukça etkili ve işe yarayan bir yöntem olan bilişsel davranışçı terapi yöntemi sayesinde kişiler panik ataklardan tamamen kurtulabilmektedirler. Panik atak tedavisi için ilaç tedavisi veya psikoterapi en çok kullanılan yöntemdir. Bu iki yöntem ayrı ayrı uygulanabildiği gibi birlikte de uygulanıp yürütülebilmektedir. Yapılan birçok araştırma sonucunda psikoterapi uygulamalarının ardından panik atak yaşayan insanların kendilerini daha iyi hissettikleri, bedensel belirtilerini doğru yorumlayabildikleri ve kaçınmalarının azalması gibi faydaları olduğunu söyleyebiliriz. Panik atak evde tedavi, her ne kadar ilaç tedavisi daha çok olumlu sonuçlar veriyor olsa da panik atağı kendi kendinize de tedavi de edilebilmeniz mümkündür. Bu noktada kişilerin yapması gereken belli başlı yöntemler vardır. admin 8 Mesajları 0 yorumlar
Panik atak tedavisi yönteminde 2 temel yaklaşım bulunuyor. Panik ataklar için psikiyatrlar tarafından ilaç verilerek yapılan tedaviler vardır ayrıca panik bozukluk için psikologlar tarafından bilişsel davranışçı terapi uygulanmaktadır. Terapilerimde odaklanma terapisi adını verdiğim terapiye durumunuza göre kısa süreli veya uzun süreli seanslara davet ediyorum. Kısa süreli seansda 1 günlük randevu alıyorsun ve o gün bittiğinde 6 hafta sürecek ek panik atakları kalıcı olarak gidermek adına ev çalışmaları yapıyorsun. Yeni panik ataklar yaşamaya başladın veya yıllardır bu sorun nedeniyle doktor, psikiyatrist, psikolog, hoca, falcı gezdin, duaları öğrendin okudun. Bundan dolayı bir günde nasıl kurtulabilirim diyorsan, makalenin bu bölümünde panik ataklarının nasıl 1 günde tedavi edileceğinin içeriği hakkında sana bilgiler sağlayacağım. Korkular, kaygılar ve geçmiş yaşamınızdaki kötü olay sonucu meydana gelen panik bozukluğu varsa bizimle 5 saat zaman geçirirseniz hangi tür atağı yaşadığınızı, nedenlerini, kısa, orta ve uzun vadeli yapmanız gerekenleri sana yüz yüze anlatacağım. 1 günlük psikoterapide sadece benimle beş saat süre geçireceksin ve bu süre içerisinde duygusal boşalım tekniklerim olan, farkındalık eğitimi, travmatik çekirdek olayların temizlenmesi, bilişsel davranışçı terapilerle semptomları kaldırmaya yönelik bilgiler, sana özel psikoterapi tekniklerini öğreteceğim. Ayrıca danışanlarıma özel davranışın kalıcı olmasına yönelik 6 hafta boyunca evde yapman gereken ek teknikleri anlatacağım çünkü davranışın kalıcı hale gelmesi en az 21 günlük tekrarla mümkündür. Çoğunlukla genetik, biyolojik, çocukluk ve gelişim dönemi kötü hayat tecrübeleri, ayrılıklara bağlı kompleks durum, üst semptom temizlikleri yapılırken bunun yanı sıra bilinç altı düzeydeki travmatik çekirdek olayların hipnoterapi çalışmalarıyla temizlenmesini sağlayacağım. Aynı zamanda psikiyatrisi eşliğinde psikiyatristin uygun gördüğü ve reçeteye yazdığı ilaçları kullanman gerekebilecektir. Psikiyatristin uygun gördüğü panik ataklara ilaç tedavileriyle birlikte psikoterapi desteği sağlayarak ortak çalışmayla adım adım sonuca ulaşacağız. Bu sayfayı okuduktan sonra istersen 17 soruda detaylı rehber hazırdık yazıya panik atak bağlantısı üzerinden ulaşabilirsin. Odaklanma Terapisi Bu üç aşamalı terapi tekniğinin adına “Odaklanma Terapisi” diyorum. Odaklanma terapisinin temeli panikatağın tersi sistem olmasında yatıyor. Atalarımız “insan düştüğü şekilde kalkar” demişler. Panik bozukluk rahatsızlığı olumsuz çalışan sistemdir. Biz bu sistemi ters çevirdik ve faydalı hale getirdik. Mantığı çivi çiviyi söker, zehir ve panzehir gibi düşünün ama çok boyutlu terapi tekniği ve çok da başarılı oluyor. Bilişsel Farkındalık Öncelikle psikoterapi sürecinde negatif düşüncelerden arındırmayla başlıyoruz. Kalp krizi geçireceğim, öleceğim, kontrolümü kaybedeceğim, bayılacağım gibi negatif düşüncelerinizle son defa vedalaşacaksınız. Bu düşüncelere sarılıp öpeceksiniz. Giderken bana bırakacaksınız. Ben bu tür düşüncelerin koleksiyonunu yapıyorum. Bilişsel terapi sürecinde farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. İşin önemli kısımlarından birisi budur. “İnsan bilmediğinin düşmanıdır”, diyor Korkunun temelinde bilmemek yatıyor. Sadece bilincin bilmesi değil bilinçaltının da bilmesi gerekiyor. Belirsizlik korkuyu pompalar. İlk işimiz rahatsızlıkla ilgili belirsizliği ortadan kaldırmak. Duygusal Boşalım Çocukluk döneminden itibaren içinize attığınız, bastırdığınız kaygılar, korkular, endişe, sıkıntı, stres gibi ikincil duygular nereye gitti? Nereye gidecek işkembe-i kübraya doldurduk. Hayatımızı karartan şey yıllar içinde içimizde bastırdığımız, serbest bırakmadığımız duygularımızdır. “Korkma evladım korkacak ne var” diyor teyze. Çocuk korkudan zangır zangır titriyor. Korkma demesi kolay. Gel aynı durumda sen korkma. Korkan birisine “korkma” demek nasihattir ve hiç tutulmaz. Biz korkan birisine korkma duygusunu boşaltması tekniğini öğretiriz. Birkaç dakika korkudan eser kalmaz. Bunun için gayet etkili duygusal boşalım tekniklerimiz var. Kendinizi kötü hissettiğiniz her an bu teknikleri uygulayarak dakikalar içinde rahatlarsınız. Duygularımız vücudumuzda yanma, sıcaklık, baş ağrısı, uyuşma, karıncalanma şeklinde ortaya çıkan enerjilerimizdir. Ben rahatsızlık geçirmiyorum ama bu duygusal boşalım tekniklerini her zaman kullanıyorum. Bilinç Altı Programlama ve Hipnoz Bilinçaltının programlanması sağaltımında en önemli noktalardan biridir. Bilinç farkındalığı oluşturulduktan sonra bilinçaltını da eğitmek lazım. Bilinçaltına yerleşmiş olumsuz çekirdek inançları 6 haftalık uygulanan hipnoz cd setiyle değiştiriyoruz. Bilgisayarda harddisk neyse bilinçaltı da bizde odur. Bilinçaltındaki olumsuz kodlamalara hipnozla format atıyoruz. Yine çocukluk döneminde yaşanmış olan travmatik olayların kesinlikle silinmesi, yeniden yapılandırılması gerekir. Kök olaylar değişmezse inançlarımız ve olumsuz düşüncelerimiz de değişmez. 13 Yıllık rahatsızlık yaşayan 50 yaşındaki Haydar Beyi hipnoza aldım. Ataklar genellikle kapalı yerlerde geliyormuş. Evde tek başına kalamıyor. Odada otururken yanında muhakkak birisi olacak. Derin transa giren Haydar Bey 5-6 yaşlarına gitti. Kocaman avlusu olan ev ve evin bütün odaları avluya bakıyor. Temmuz sıcağı, arkadaşlarıyla beraber saklambaç oynuyorlar. Küçük Haydar duvarda bulunan gömme dolaba giriyor ve saklanıyor, çıkmak istediği zaman zorluyor ama kapaklar açılmıyor. Bunun sonucu ağlamaya başlıyor, korkuyor, endişeleniyor. Diğer çocuklarda kapakları açamıyorlar ancak 15 Dakika sonra babası gelebiliyor ve küçük haydarı çıkarıyor ama çok da kızıyor ve bağırıyor. “Senin burada ne işin var, iyi olmuş sana, çıkamayacağın yere girmeyeceksin”, diyor. Haydar beyin bilinçaltı rahatsızlığın ilk olayını böyle hatırlıyordu. Terapide duygusal boşalımla olayı yeniden yaşattık, yeniden programladık. Özetle buna benzer olayların temizlenmesi gerekir. Bunların bilinçaltında kalması içerde büyüyen ur gibidir bu sebeple kesinlikle temizlenmelidir. Panik Atak Evde Tedavi Her ne kadar ilaç tedavisiyle olumlu sonuçlar verse de rahatsızlık kendi kendine tedavi de edilebilmektedir. Bu noktada danışana bazı görevler düşmektedir. Kalıcı tedavisi olması terapistin verdiği uygulamalı cd setini önerilen gün sayısınca uygulama bağlıdır. Panik Rahatsızlık Çeşitleri Korku, kaygı ve travma sonucu meydana gelen ataklar. Anne, baba, arkadaş çevresi veya başka etkene bağlı öğrenilmiş davranışlardan kaynaklanan ataklar. Genetik, biyolojik, çocukluk ve gelişim dönemi kötü hayat tecrübeleri, ayrılıklara bağlı kompleks durum atakları. Her yaşadığınız durum bu hastalık olmayabilir. Gerçek hastalık yaşayanların durumunu korku, kaygıdan ayırmak gerekir. Terapi sürecinde yaşadığınızı korkmak mu, kaygılanmak mı yoksa gerçekten atakmı geçiriyorsunuz onun tespitini yapıyoruz. Daha sonra sorunun çeşidine göre rahatsızlığın terapisine hemen başlıyoruz. Korku, kaygı ve paniklemek arasında bazı benzerlikler olsa da birbirlerinden farklıdırlar. Bu sebeple korkuya kısaca aniden ortaya çıkan olaya karşı verdiğimiz tepki olarak değerlendirebiliriz. Örneğin ıssız ormanda aniden karşınıza çıkan hayvana karşı verdiğiniz tepki korkudur ve tehlike geçtiğinde korkuda geçer. Kaygıda ise sınava gireceğinizi düşün sınav zamanına kadar ve sonuçlar açıklanana kadar yaşadığınız stres kaygıdır. Kaygılanmak sürekli hale geliyor ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa o zaman sizde kaygı bozukluğu rahatsızlığı olduğunu varsayabiliriz ancak sınavdan sınava yaşıyorsanız bu çok normaldir. Bu hastalıkta ise hiçbir şey yokken yoğun kalp çarpıntısı ile birlikte boğazınızda yumru oluşur. Nefes alıp vermede zorluk yaşarsınız, krizler birkaç dakika ve birkaç saat arasında devam edebilir. Ataklara süre olarak bakıldığında 10 dakika ila 2-3 saat arasında değişmektedir. Bu değişkenlik kişinin yalnız olmasına veya düşüncelerine bağlıdır. Genelde korkular ölüm üzerine olmaktadır ve hastanın o an ölmeyeceğine inanması gerekmektedir. Danışan kriz esnasında kalp krizi geçirdiğini düşünerek daha çok korkuya ve dehşete kapılmaktadır. Bu sebeple kişinin en başında kalp krizi geçirmediğine ve bu durumun geçici bir korku olduğuna inanması gerekmektedir. Kişi ne kadar kendinden emin olur ve korkularından arınırsa, krizi çabuk atlatma ve bir daha krize yakalanmama oranı o kadar yükselmiş olur. Ayrıca uzman tavsiyesinin dışına çıkmamak şartıyla bazı ilaçlar ve sakinleştirici bitki çayları kullanabilir ve uyku düzenini koruyabilir. Kimler katılabilir? 1 Günlük panik atak tedavisi seanslarına aylık sınırlı sayıda danışanı kabul edebilmekteyim bundan dolayı her başvuran danışanı terapiye kabul edemiyorum. Öncelikle ön telefon görüşmesi yapıyorum kabul edilirseniz randevu zamanı planlayıp seansa başlıyorum. Rahatsızlığı olup evden çıkamıyorum, ben şimdi nasıl giderim ya da benim gelebilme ihtimalim yok diyorsanız o zaman ben size geliyorum. Evet yanlış okumadınız, sizin evinizde, işyerinize geliyor, size bire bir terapi sağlıyorum. Kendi güvenli alanınızda 3 aşamalı odaklanma terapisini uyguluyorum. Yoğun kriz geçirdiğiniz ortamlara beraberce çıkıyoruz yani toplu taşıma araçlarına, asansör ve kalabalıklarda rahatsızlık yaşadığınız alanlarda beraberce geziyoruz. Kriz anında ne yapacağınızı birebir deneyimliyorsunuz ve devamında davranışın kalıcı olması için 6 haftalık hipnoz eğitim seti kullanman sonucu atakları kalıcı olarak hayatınızdan çıkaracak hipnoz tekniklerini uygulayacaksınız. Panik atak tedavisi sonucu gelecek yaşamınızda herhangi anda oluşacak ataklara karşı hemen kontrolü ele alıp hızlıca panik atağı kendi kendine tedavi ediyorsunuz.
Bu sitede yer alan eserler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu 14, 15, 16, 17 ve internet ortamında yayın yapma ile ilgili diğer maddeler kapsamında korunmaktadır. İnternet ortamında umuma arz tarihi; 17-04-2018, Eser Sahibi; Prof. Dr. Atilla Soykan, Doç. Dr. Psk. Çiğdem Soykan, Dr. Psk. Filiz Özekin Üncüer. Eser sahibinin yazılı izni olmadan bir kısmı veya tamamı çoğaltılamaz, yayınlanamaz, eğitim ve benzeri amaçlarla ve diğer amaçlarla kullanılamaz. Mevzuat için linkini inceleyebilirsiniz. Prof. Dr. Atilla Soykan, Dr. Psk. Filiz Özekin Üncüer; M+ Psikoterapi 05067644000 Davranışçı Teori ve Terapiler Davranışçı teoriler, insanın, yeme, ilgi-sıcaklık, gibi iyi hissettiren’ ve duygusal-fiziksel acıdan kaçınmasını sağlayan, kötü hissetmesini engelleyen’ yanıtları tercih ettiğini, bunların ortaya çıkma olasılığını yükselten davranışları tekrarlama eğiliminde olduğunu ileri sürer. Kişi, bir uyaranla karşılaştığında, bir yanıt verir; hem uyaran, hem de yanıt istenen sonuç açısından değerlendirilir ve öğrenme kurallarıyla, bu yanıtın sürdürülüp-sürdürülmeyeceğine karar verilir. Yani, öğrenme, insanı harekete geçiren iç ve dış uyaran ile ortaya çıkan yanıt-davranış arasında bağ kurma işlemidir; amaç, uyaran karşısında istendik yönde sonuç oluşma olasılığı yüksek yanıtın ne olduğunu öngörülmesidir. Ortodoks davranış terapi ekolleri düşünceyi de bir davranış olarak kabul eder. Klasik şartlanma; Normal şartlarda doğal olarak ortaya çıkan bir tepkinin, bu tepkiyle pek de ilişkisi olmayan, başka bir uyaranla da ortaya çıkmasına yol açan öğrenme şeklidir. Örneğin; Et köpekte salya salgısına neden olurken, et vermeden kısa bir süre önce zil çalınırsa, zamanla, zil sesinden sonra salya salgılama başlar-öğrenilir. Edimsel şartlanma; Uyarana karşı verilen tepki-yanıt sonrasında karşılaşılan sonuç, benzer uyaranlara karşı benzer tepkinin verilip-verilmeyeceğini belirler. Birey, tepkisi karşılığında ödül elde ediyorsa olumlu pekiştireç veya uyarandan kaynaklanan sıkıntı azalıyorsa-kaçınabiliyorsa olumsuz pekiştireç aynı tepkiyi vermeye devam etmeyi öğrenir. Birey, tepkisi karşılığında doğrudan ceza-kötü sonuç elde ediyorsa olumlu cezalandırma veya hoşuna giden bir uyararanı kaybediyorsa olumsuz cezalandırma aynı tepkiyi vermeyi bırakır. Sosyal öğrenme; Birey, kendi denemeden, başkasının deneyiminden, onu gözleyerek ve modelleyerek, öğrenir ve gözlediğini kendi yanıt-tepki biçimine ekler. Öğrenilen yanıt, diğer kişinin klasik ve edimsel şartlanma kurallarına göre geliştirdiği bir yanıttır. Psikolojik sorunlara yatkınlık oluşmasında, başlamasında, güçlenmesinde ve sürdürülmesinde her üç şartlanma türü de önemli rol oynar. Örneğin; panik bozukluğu olan bir kişide, fiziksel duyumlara karşı aşırı duyarlılık ve kaygı sosyal öğrenme ile aile fertlerinden; çay-kahve içtiğinde veya başka bir uyaranın hemen ardından panik atak geçirilmesi durumunda, panik atak ile bu uyaran arasında bağ kurulması klasik şartlanma; panik atak geçirme olasılığı olan bir eylemi yanında biri varken yaptığında atak gelmediğini gözler ve bu eylemi yanında biri varken yapma edimsel şartlanma ile açıklanabilir. Davranışçı Terapide Kullanılan Bazı Teknikler Davranışçı terapide öğrenme ilkeleri kullanılır; terapist yönlendirici ve aktiftir. Amaç, işlevsel davranışları güçlendirmek ve işlevsel olmayan davranışları azaltmak, ortadan kaldırmaktır. Pek çok öğrenme ilkesi bir arada kullanılır. Davranışçı terapi teknikleri diğer terapi yaklaşımlarında da sıklıkla kullanılır. Terapide olumlu-yararlı gelişimlerin pekiştirilmesi; Birey, terapi sırasında, kendisine yararlı olabilecek her hangi birşey yaptığında, bu pekiştirilir, üzerinde daha uzun konuşulur. Örneğin, amaca uygun yeni bir tepki-tutum-beceri denediğinde, ödevini yaptığında desteklenir; tersi durumlar çok uzun süre gündemlenmez. Uyaran kontrolü; Uyaran ve dolayısıyla her tür tepki ortadan kaldırılır; birey, zamanla, oluşmuş şartlanmalarını kıran yeni öğrenmeler geliştirir. Örneğin; uyku bozukluğu olan bir bireyden, sadece çok uykusu geldiğinde yatağa gitmesi ve 5 dk içinde uyuyamaz ise kalkması istenebilir. Obezite probleminde ise, eve giren besininin tüketileceği varsayımıyla, yüksek kalorili besinlerin alışveriş listesinden çıkartılması-eve sokulmaması önerilebilir. Sönme extinction; Uyarana verilen yanıt artık pekiştireç özelliği göstermiyorsa, yani, olumlu sonuç elde edilemiyor veya uyaranın oluşturduğu sıkıntı azalmıyor, kaçınma gerçekleşmiyorsa, bu yanıt-davranış sönme eğilimi gösterir. Uyarana verilen yanıtın çeşitlendirilmesi, örneğin, biri konuştuğunda bazen ses tonuna, bazen söylediklerinin içeriğine göre yanıt oluşturulursa, orijinal şartlanmanın zayıfladığı, sönebildiği gözlenmektedir. Olumlu davranışın genellenmesi; Bir uyarana amaca daha uygun farklı bir yanıt verme biçimi geliştirilirse, yeni yanıt, benzer uyaranlara karşı, artık, daha kolay gelişir. Sistematik duyarsızlaştırma; Hemen hemen tüm terapiler bir şekilde duyarsızlaşmaya neden olurlar. Bireye progresif kas gevşetme, hipnotik relaksasyon gibi güçlü gevşeme teknikleri ile kaygı-korku duygusunu kontrol etme becerisi öğretilir. Kaygı oluşturan durumların en güçlüden en hafife doğru sıralandığı bir listesi çıkartılır. Kişi en hafif kaygı yaratan durumla, önce hipnotik yöntemlerle zihinde yüzleştirilir ve gevşeme teknikleri uygulanarak kaygısı azaltılır. Daha sonra bu yüzleşme-uyaran varlığında gevşeme becerisi, yine en hafif şeklinden başlanarak, gerçek hayattaki korkulan duruma aktarılır. Yüzleşme; Kişi en şiddetli kaygı yaratan durumla, önce hipnotik yöntemlerle zihinde, daha sonra da günlük hayatta yüzleştirilir. Bir kaç yüzleşme sonrasında uyaranın oluşturduğu kaygı azalmaya başlar; 7-15 yüzleşmede sönme ortaya çıkar. Yüzleşme tekniğinin etkili olabilmesi için, yüzleşme, kaygı çok düşene kadar, hatta birey yüzleşmeden sıkılana kadar, sürdürülmelidir Davranışçı terapide burada bahsedilmeyen başka teknikler de kullanılmaktadır. Pek çok çalışma, hangi terapi tekniği kullanılırsa kullanılsın, davranışlarda değişim oluşmasının, hem belirtilerin kontrolünde hem de hastalık tekrarının önlenmesinde çok önemli rolü olduğunu göstermektedir. Bilişsel Teori ve Terapiler Bilişsel terapiler, problemlerin oluşumunda, dış etmenlere öncelik veren davranışçı terapinin aksine, kişinin kendisi, diğerleri ve dünya-gelecek hakkında gerçekçi olmayan düşünce-yorumlarının etkili olduğunu ileri sürer. Terapist, hastasının kendi algısı ve düşüncelerini inceleyerek, yeni ve daha gerçekçi yorumlar oluşturmasına yardım eder. Çoğu bilişsel terapide ortak olan kavramlar otomatik/alternatif düşünce-iç konuşma, işlevsel olmayan şema ve temel inançlar, ve veri analizi-düşünce hataları kavramlarıdır. Genel Hatlarıyla Bilişsel Teori Erken Dönem-Çocukluk Yaşantıları Arkadaşlar tarafından aşağılanmak, dışlanmak şiddet görmek Durum/Olay Temel İnanç Karşılaşılan durumlar tehlikeli Diğerleri beni incitebilir Diğerlerinin sözleri/bakışları Dünya tehlikeli bir yerdir eleştirel ve tehditkar algılanır Ben işe yaramaz ve değersiz biriyim Diğerlerini sürekli memnun etmeliyim ki beni sevsinler ve incitmesinler Davranış Pasif, diğerlerinin isteklerine göre davranmak, Konuşmaktan, göz temasından kaçınmak, Duygu Kaygılı, depresif, düşük öz-güven Otomatik Düşünce “İncinebilirim”; “Bu tehlikeli bir durum” “Zarar göreceğim”; “İşe yaramaz ve aptalım” “Kimse beni sevmiyor” Otomatik düşünceler; Düşünceler, etrafımızda olup bitenleri yorumlayıp değerlendirmemize ve karşılaştığınız durumları anlamamıza yardımcı olan ve bir uyaran-olay-durumla karşılaştığımızda, otomatik olarak ortaya çıkan, kendi bakış açımıza göre yaptığımız yorumlardır. Yani, ürettiğimiz düşünceler bir gerçekliği ifade etmezler; karşılaştığımız durum hakkındaki bizim yorumlarımızdır; gerçekçi olabilirler , kısmen gerçekçi olabilirler veya gerçekçi değillerdir. İnsanlarda, ilginç bir şekilde, kendi düşüncelerini gerçekçi kabul etme, inanma eğilimi vardır. Oysa, her zaman gerçekçi yorum yapamayabiliriz !! Yaşadığınız ya da fark ettiğiniz bir durum düşüncelerinizi tetiklerken; düşüncelerle birlikte duyguları, kalıplaşmış davranışsal ve fiziksel tepkileri de tetikler. DÜŞÜNCE DUYGU Her şey çok umutsuz, kimse beni sevmiyor, değersizim, başarısızım, hiç bir şey değişmeyecek Depresif, Çökkün Tehlikedeyim, bu durumla baş edemeyeceğim Kaygı, Korku Bu durumu hak etmiyorum, buna daha fazla dayanamayacağım Öfke, Engellenmişlik Olumsuz Otomatik Düşüncelerin Özellikleri; Bir kaç anahtar kelime, görüntü, fiziksel hissiyat, herhangi bir anı, hayal edilen bir ses şeklinde olabilirler. Refleks gibi ortaya çıkarlar, otomatiktirler. Olaydan sonra hemen zihninizin içinde beliriverirler. Mantık süzgecinden geçirilerek oluşturulmamışlardır. Gerçekçi olmadıklarında bile gerçekçi, mantıklı, doğru’ gibi görünürler, inandırıcıdırlar, değişime ve sorgulanmaya dirençlidirler. Size aittirler, sizin geçmişinizi, temel inançlarınızı yansıtırlar. Bir kişinin çoğunlukla aynı kelimelerle olmasa da aynı temalarda otomatik düşünceleri vardır. Örn; değersiz biri olduğu; başarısız biri olduğu, çözüm üretemeyeceği, çaresiz-dayanıksız olduğu, gibi temalar sıktır. Sürekli tekrarlarlar; her tekrarda daha inandırıcı gelirler; inandığınız oranda hissettiğiniz duygunun şiddeti artar; duygu şiddeti artıkça değiştirilmeleri zorlaşır. Otomatik düşünceleri çağıramazsınız veya geri gönderemezsiniz; öte yandan, gerçekçiliklerini sorgulayabilirsiniz. Otomatik düşünceler ve Alternatif Düşünceler; Alternatif düşünce, o olay/durum ile ilgili olarak aklımıza başka hangi düşünceler gelebilirdi ?’, sorusunun karşılığında ortaya çıkan, yeni düşünce-fikir-yorumlardır. İlk başlarda genellikle inandırıcı gelmezler; ancak, kişi. SAVUNMA AVUKATI gibi, ısrarla bu yeni fikirleri savunmaya devam eder ve bu yeni fikirlerden biri daha gerçekçi ise inandırıcı gelmeye başlayabilir. OTOMATİK D1 VE ALTERNATİF DÜŞÜNCE D2, D3.. / İnanma derecesi DUYGU / Şiddeti - Davranış D1= Adam hasta ruhlu herhalde.. Köpeğe eziyet ediyor % 70 Öfke % 95, Korna çalma D2= Köpek başka köpeklerle kavga etmesin diye çekiyor % 40 Merak % 50, Tepki vermem D3= Adam ya köpeğe eziyet ediyor ya da benim görmediğim bir nedenle köpeği ordan hızlıca götürmek istiyor % 90 Biraz öfke ve merak % 30, Bişey yapmam Olumsuz Otomatik Düşüncelere karşı Alternatif Düşünce Oluşturma Taktikleri; Düşüncem bir gerçeği mi yoksa sadece aklıma o anda ilk gelen bir fikri mi yansıtıyor? Duruma farklı bir açıdan bakabilir miyim? Bir arkadaşım olsa o nasıl tepki verirdi? Arkadaşıma sorsam bu durumla ilgili ne söylerdi? Duruma nasıl bir anlam yüklerdi? değer verdiğiniz birini aynı durumu yaşarken hayal etmek faydalı olacaktır Bir başkası aynı durumda olsa ona nasıl bir tavsiye verirdim? Bu durumun şu an bu şekilde yorumluyorum; farklı bir zamanda ve farklı bir ruh halinde olsam, aynı mı yorumlardım? Bu durumun benim için anlamı ne/Duruma bir anlam yüklediğim için bu düşünce geldi? Dışardan bir gözlemci olarak olaya baksaydım olay nasıl görülürdü? Olayın anlamı o zaman ne olurdu? Bu düşüncenin doğru olduğunu destekleyen kanıtlarım neler? Bu düşüncenin doğru olmadığını gösteren kanıtlarım neler?kısmen ya da tamamen Daha gerçekçi/dengeli bakış açısı ne olurdu ? Otomatik düşünceyi savunan zihin kısmımızı SAVCI kabul edersek, düşüncenin tersini söyeleyen kısmı AVUKAT, tüm verileri değerlendiren kısmı ise HAKİM gibi düşünebiliriz. Hem bilişsel hem de davranışçı terapi ve teknikleri diğer terapilerle birlikte kullanılmaya uygun yaklaşımlardır. Son kuşak terapilerden olan Bilişsel Davranışçı Hipnoterapi bu tür bir entegrasyonun sonunda ortaya çıkmıştır.
11 TEMMUZ PANİK ATAK GEÇER Mİ? Panik Bozukluk; *Tekrarlayıcı olan ve beklenmedik gerçekleşen panik ataklar ile, *Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, Ataklar arasındaki diğer zamanlarda başka panik ataklar da yaşayabileceğine ilişkin sürekli kaygı duyma, her an yeni bir panik atağın geleceğini beklemeye başlama Not Bu endişeli bekleme durumunun adı; Beklenti Anksiyetesi dir , *Yaşanan bu panik atakların ’’kalp krizi geçirme’’ ’’kalp krizi geçirip ölme’’ ’’kontrolünü kaybetme’’ vb. kötü sonuçlara yol açabileceğine dair inançla sürekli kaygı ve üzüntü duyma ve ya *Ataklara ve düşündüğü kötü senaryolara karşı önlem almak için bazı davranış değişiklerinin görüldüğü yanında ilaç, su vb. taşıma, çeşitli yiyecekler taşıma, evden çıkmama, işe/okula gitmeme vb…, Kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen psikolojik bir rahatsızlıktır. Agorafobili Panik Bozukluk; Agorafobi’’ teriminin tercümesi alan korkusu“ dur. Hastaların, panik atağı tekrar yaşayacaklarını zannettikleri yerlere kamuya açık kalabalık yerler, alışveriş merkezleri, sinemalar,dar ve kapalı odalar,tren, otobüs , uçak vs..seyahatleri yalnız başlarına gidememeleri, oralara gitmekten kaçınmaları, bu yerlerde kaldıkları sürece büyük korku yaşamaları ile karakterize olan durumdur. Peki ; Panik Atak Nedir? Olay endeksliheyecan, stres yaratan veya çoğu zaman durup dururken aniden ortaya çıkan, zaman zaman tekrarlayan, yoğun sıkıntı ve korkuya yol açan nöbetlerdir. Ancak panik atakların oluşumunda stres büyük bir etken olarak ortaya çıkar. Panik Atak, birdenbire başlar, giderek şiddetlenmeye başlar ve yaklaşık 10 dakika içinde şiddeti en yoğun düzeye çıkar; çoğu zaman da 10-30 dakika devam ettikten sonra kendiliğinden geçer 1 saate kadar sürek panik ataklarda yaşanabilir. Panik Atağının Belirtileri Nelerdir? • Çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma, • Soluğun kesilmesi • Baş dönmesi, sersemlik, düşecek ya da bayılacak gibi olma • Nefes darlığı ya da boğulur gibi olma, • Uyuşma ya da karıncalanma • Üşüme, ürperme ya da ateş basması , • Bulantı ya da karın ağrısı • Terleme • Titreme ya da sarsılma • Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu • Ölüm korkusu • Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme Bir Panik Atakta bu belirtilerden en az 4 ya da daha fazlası bulunur. Bu bedensel duyumlar çoğu zaman olağan dışı yoğunlukta hissedilir. Not KişininDanışanın belirtilere bakarak kendi kendine çıkarımlar yapması son derece yanlıştır. Panik Bozukluğun Geçmesi Mümkün Müdür? Yine yinelemek gerekirse; Panik Bozukluk,ortadan kalkabilir. Günümüz için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış sistemlerle ''panik bozukluk geçer'' cevabını vermek mümkündür. * Bilişsel-Davranışçı Terapi, EMDR terapisi... 2. İlaç Tedavisi Beyin Sinir Hücrelerinde Bozuk Olan Hormon Faaliyetlerini Düzelterek Panik Atakları Önleyen İlaçlar, Panik Bozukluk Tedavisinin Bir Parçası Olarak Oldukça Etkili Olabilir./Notİlaçlar, Psikiyatristler tarafından verilir. Bilinmesi gereken en önemli durumlardan biri; bazı panik bozukluk yaşayan kişilerde sadece Psikoterapi ile iyileşme sağlandığı durumlar oldukça fazladır; fakat yaşanan yoğunluk ve şiddete göre bazı hastalarda kombin tedavi Psikoterapi+İlaç gereklidir. Hastaların bilmesi gereken; tek başına ilaç tedavisi hiçbir zaman tam bir iyileşme gerekli olduğu durumlarda psikiyatri desteği ile ilaç eklenmesi yapılabilir. LÜTFEN UNUTMAYINIZ ! Panik Bozukluk, kesinlikle ölüme, çıldırmaya yol açmaz. Toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4’ü bu rahatsızlığı ya daha önce geçirmişlerdir ya da halen yaşamaktadırlar. UzmanPsikolog ile işbirliği halinde kurduğunuz uygun sistem ile bu durumdan kurtulabilirsiniz. Sabırlı ve kararlı olmalısınız.
bilişsel davranışçı terapi panik atak