🦥 Her Şeyi Hızlı Yapıyormuş Gibi Hissetmek
11 15 Mayıs 2010. berranurum. #2. görüntü olarak da hızlı mı görüyosunuz? çok ilginç geldi bana konunuz. ilk anda panik atak gibi bi şey geldi aklıma ya da acaba, her şey çok yavaş mı ilerliyo hayatınızda sıkılıyosunuz ve böyle hissediyosunuz? mesela ben etrafımda çok ağır kanlı insanlar varsa, hareketsizlerse
Nazar, bazı kimselerin bakışlarında bulunduğu kabul edilen ve insanlara, özellikle de çocuklara, evcil hayvanlara ve bazı eşyalara zarar verdiğine inanılan kuvvettir. Ve bu da öfkeli, kıskançlık vb. gibi duygularda yolladığız negatif tesirdir. Nazarlıklar ise göze gözle karşı koyma anlamında göz şeklindedir.
AynalıOda – Chamber with Mirrors. December 30, 2015. Ey Tanrım! Yüzümü doğu-ma, doğduğum şehre döndüm. December 13, 2015.
Yaptığım en heyecan verici şeyin fazladan bir matematik testi çözmek olduğu 8. sınıftan beri dinler ve hala her dinlediğimde kendimi gün batımının altında rüzgarla yarışan bir motor gibi hissedip şarkının sözlerini haykırmaktan kendimi alamam ve her şey elimdeymiş, her şeyi yapabilirmiş gibi hissetmekten, nerede
bu limbik kısır döngüyü kırmak için 2 temel süreç var: 1) fizyolojik. 2) psikolojik. 1) fizyolojik yöntem dopamin salgılama üstüne kurulu yaşamı ifade eder. dopamin “hareket ve güneş ışığı” ile aktif olur. yani spor yapmak ilk şarttır! mümkünse güneş ışığı görerek yapmak daha yararlıdır (koşu, bisiklet
Bukendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik. Ama her zaman kendinizi muhteşem hissetmek gibi bir ütopyanın peşinden de koşmayın, bunun gerçekleşmesi mümkün değil. Duygular sürekli değişir ve siz izin verdikçe hep bir üst frekansa yükselme eğilimindedir. Diyelim ki, o gün tersinizden kalktınız ve işleriniz aksi gidiyor.
Anlaşılmak için ders kitabı gibi konuşmanıza gerek yok. İşte size konuşurken uymanız gereken birkaç basit kural: Her şeyi olabildiğince açık ve ve net telaffuz edin. Fazla hızlı konuşmamaya çalışın, gergin olduğunuzda bile. Aksanınız konusunda endişelenmeyi bırakın – aksanınız olmasında bir sorun yok!
Aslında NLP’nin birçok tekniği bilişsel davranışsal terapiden gelmektedir. Çünkü NLP modelleme yapılarak oluşturulmuştur. Yaratıcıları Bandler ve Grinder ünlü hipnoterapist Ericson ,Virginia Satir ve Gestalt terapiyi modellemişlerdir. Ne Bandler ne Grinder ikisi de ne pskilogtur, ne öğretmen ,ne doktor.
Dışarıda ne yağmur yağıyor ne de güneş var. Anlamsızlığın içinde parçaları birleştirip bir şeyleri anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorum. Her şey karanlık ve ışıkları yakmaya giderken tökezleyip düşmekten yoruldum. İte kalka ilerleyen hayatlar, çamura bulanmış dizler ve nereye çıktığı belli olmayan bir yol.
1ebq. Haberler > 12 Madde ile Yaşınız İlerledikçe Zaman Daha Hızlı Geçiyormuş Gibi Hissetmek ve Nedenleri - 0700 Siz de yaşınız ilerledikçe yılların sular seller gibi akıp geçtiğini hissedenlerden misiniz? Bunun bir sebebi var. Kaynak 1 2 3 4 1. Yapılacaklar listeniz o kadar çok birikiyor ki aklınızı sürekli meşgul ediyor ve ister istemez zaman yetmezliğinden ertelemek zorunda kalıyorsunuz. Bu ay bütün sorumluluklarınızı bitireceğinizi düşünürken diğer ay gelip çatıyor, zaman yine uçup gitmiş gibi hissediyorsunuz. 2. Geçtiğiniz pazar gününün, hatta ondan önceki pazarın da ne çabuk geçtiğini düşünüyorsunuz. Gelecek pazar gününün de hızla geleceğini biliyorsunuz. 3. Çocukken akrabaların ne kadar büyüdüğünüzü söylemelerini garipserken şimdi siz aynısını çocuklar için söylüyorsunuz. Akrabanızın bebeği sanki birkaç ay içinde bambaşka bir çocuk oluvermiştir, oysa aradan sandığınızdan daha fazla vakit geçmiştir. 4. İçinde bulunduğunuz yaşa henüz tam anlamıyla alışamamışken kendinizi yeni yaşınıza girerken buluyorsunuz. 'Demek 25 oldum.' derken bir bakmışsınız ki 26. yaşınızı doldurmak üzeresinizdir. 5. Bir yıl önce ölen ünlü birinin ölüm yıldönümü geldiğinde "O kadar olmuş mu yaa!" diye tepkiler veriyorsunuz. Birkaç ay olmuş gibi geliyordur ancak aradan koca bir sene geçmiştir. 6. Peki, bütün bunların nedenleri nelerdir? Zaman geçsin, gün bitsin ama hayat bitmesin diye düşünüyorsunuz. Çünkü bir şeyleri unutmak ya da bir şeylere ulaşmak amacındasınız. Böyle bir hayata devam ettiğiniz sürece yıllar sonra zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacak olmanız çok doğal. 7. Çocukluk yıllarının dolu dolu hatırlanmasının nedeni, o yıllarda her yaşadığınız olayın bir ilk deneyim olmasındandır. Beyniniz ilk kez karşılaştığı olayları daha akılda kalacak şekilde kaydeder. Yetişkinlik döneminizde deneyimleriniz azaldıkça benzer olayları hatırlanmaya değer bulmuyorsunuz. Şöyle geriye dönüp baktığınızda çocukluk yıllarındaki anılar ağır basıyor, yetişkinlik dönemindekiler detaylı ve baskın bir şekilde hatırlanmadığı için zaman hızla geçiyormuş gibi hissediyorsunuz. 8. Bunun çözümü ise rutinliği elden geldiğince azaltmak ve sürekli yeni deneyimler yaşamak olacaktır. Bu rutinliğe sebep olan şey aslında toplumsal sistemdir. Aklınız fazlasıyla doludur; bir yandan işiniz ya da okulunuz, aile hayatınız, gündemdeki olaylar, hobileriniz derken her şey bir döngüye girer ve sıra dışı şeyler yapmaya fırsat bulamaz olursunuz. 9. Yetişkinlik döneminde aslında zamanın bir an önce geçmesini de istersiniz. Finaller bitse de rahatlasam, şu okuldan mezun olsam da kurtulsam, askerlik bitse de artık bir işe başlasam, bir an önce terfi etsem derken tam da istediğiniz gibi zaman hızla geçiyordur. Bir yandan zamanın geçmesini isterken bir yandan da yılların geçmemesini istersiniz. İşte önemli olan da bu noktada. Amaçlarınız için zamanın geçmesini istiyorsunuz ancak ölüme yaklaşmamak için de zaman geçmesin istiyorsunuz. 10. Rutin yaşayan insan ile dolu dolu yaşayan insan arasındaki zaman farkı nedir? Rutin yaşayan insan gün içinde çok fazla sıkılır ve günün bitmediğinden şikayet eder. Dolu dolu yaşayan kişi ise o günkü yaşadıklarından keyif aldığı için gün onun için çok hızlı geçer. Fakat bu iki tip insanın son bir yılını ele aldığımızda işler tersine dönüyor ve durumun net sebebi ortaya çıkıyor. Rutin yaşayan kişi son bir yılına baktığında kayda değer bir şey yapmadığı için zaman çok hızlı geçmiş gibi gelirken, dolu dolu yaşayan kişi için o yıl daha uzun sürmüş gibi gelir. 11. Bu 'algılama' sadece zaman için değil, fiziksel büyüklükler için de yaş ile beraber değişmektedir. Mesela; küçükken ilkokulunuzun bahçesi çok büyük gelirken, uzun yıllar sonra orayı gördüğünüzde sanki daha küçük gibi sebebi gayet nettir; şimdiki fiziksel büyüklüğünüzle oransal değişme o bahçeyi daha büyükmüş gibi algılamanıza neden olur. Çocukken zamanın daha yavaş, şimdi daha hızlı geçtiğini düşünme nedenlerinizden biri de budur. 7 yaşındayken yaşanan 1 yıl, hayatınızın 7'de 1'idir; 25 yaşındayken ise 25'te 1'idir. '1 yıl'ı algılama şeklimiz bu yüzden de değişiklik gösterir. 12. Bu hissi yaşamak istemiyorsanız yapmanız gereken daha minimalist yaşamaya çalışmak olacaktır. Gereksiz fazlalıkları atıp yerine değerli şeyleri koyduğunuzda ânı yaşamanın güzelliğini fark hafta sonu tatilinizin yavaş geçmesini istiyorsanız gününüzü evde televizyon karşısında geçirmeyin. Yeni şeyler deneyin. Pazar gecesi dönüp baktığınızda o iki günün eskisine göre uzun geldiğini haberler, espriler, olaylar, insanlar fast food gibi hızla tüketiliyor. Böyle olunca da haliyle biraz hazımsızlık sözle noktalamak gerekirse; 'Hayatının bir dakikasını boşa harcamaya cüret edebilen biri, hayatın değerini anlamamıştır.' / Charles Robert Darwin
1 Yaklaşık 2-3 senedir her daim kafamda olan bir problem. Sorunumu çözemedim. Sorunu detaylıca açıklamak gerekirse şu 11. sınıfım ve üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. Herhangi bir sınav öncesi o ders ile ilgili ne kadar konu çalışsam da ne kadar soru çözsem de o konuyla ilgili eksiğim olmadığını düşünüyorum ama aynı zamanda sanki hiçbir şey bilmiyor gibi hissediyorum. Denemelerde soruyu çözerken bildiğimi unutuyorum stress yapıyorum ama bu stressi yenemiyorum. Çözüm öneriniz var ise seve seve okurum. Teşekkür ediyorum.
Bipolar Hastalık - Belirtiler BİPOLAR BOZUKLUĞUN KLİNİK BELİRTİLERİ Bipolar hastalığın belirtileri üç ayrı dönem şeklinde ortaya çıkabilir Mani-hipomani, depresyon ve karma dönemler. A. MANİ DÖNEMİ 1. Duygudurum alanı Öfori ya da irritabilite. Hastada patolojik gerçek durumla ve normal davranışlarıyla uygunsuz bir şekilde kendini çok iyi hissetme, neşe, keyif, mutluluk, coşku hali öfori yaşantılanmaktadır. Hasta şarkılar söyleyerek, gülerek, espriler yaparak, yüksek sesle müzik dinleyerek dolaşmaya başlar. Çarpıcı renkli giyimler, aşırı makyaj ve baştan çıkarıcı tavırlar içinde olabilir. Bu duygusunu, 'Her şey bana büyük bir zevk veriyor. Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim. Yeniden doğmuş gibiyim. Herşeyden büyük bir zevk alıyorum, içim içime sığmıyor’ vb şekillerde ifade edebilir. Ailesi bu durumu, Birden aşırı neşelendi, her şeye gülüyor, kahkahalar atıyor, sabaha kadar yüksek sesle müzik çalıyor, şarkı türkü söylüyor, dans edip oynuyor kimseyi umursamıyor’ vb şeklinde anlatabilir. Ancak bazen, bu neşe yerine, aşırı bir sinirlilik, hırçınlık, öfke irritabilite görülür. Bu durum, Çok çabuk sinirlenmeye, bağırıp çağırmaya, vurup kırmaya başladı, her şeye saygısızca davranıyor, küfürlü konuşmaya başladı’ şeklinde anlatılabilir. Manik dönemde genellikle öfori ya da irritabiliteden biri baskındır, ama duygudurum bunlar arasında dalgalanan bir çizgide de olabilir. Bunlara, çok kısa süreli hüzün ve ağlama gösterilerinin eklenmesi de maniye ters bir bulgu değildir ve karma dönem tanısını gerektirmez. Bilişsel alan Benlik değer yükselişi grandiyözite-megalomani, psişik hızlanma psişik eksitasyon ve psikotik belirtiler Benlik değer duygusu ve kendine güven abartmalı yükselmiştir grandiyözite / megalomani. Hasta bunu, Korkunç güçlüyüm, yapamayacağım hiç bir şey yok, verin bir değnek dünyayı yerinden oynatayım’ şeklinde yaşantılamaktadır. Aşırı bir rahatlık ve girişkenlik sergilenmektedir. Aile bunu, Hiç yapmazken babası yanında ayak ayak üstüne atmaya, sigara içmeye, saygısızca konuşmaya, kendini herkesten üstün görmeye başladı’ vb şekilde anlatabilir. Tüm zihinsel aktiviteler artmış ve hızlanmıştır psişik eksitasyon. Hasta, Sanki zihnimdeki bir pas gitti, beynim saat gibi çalışıyor, düşüncelerim hızlandı, bir çok şeyi aynı anda düşünebiliyorum’ şeklinde konuşabilir. Dikkat kolayca çelinebilir durumda olup, gereksiz bir çok şeye dikkatinin yöneldiği ama belli bir konuya odaklanamadığı distraktibilite farkedilir. Bellek de güçlenmiştir ve eski olaylar hatırlanıp, bunlardan dolayı başkalarını suçlamaya başlama sık görülür. Konuşma çok artmış lögore, hızlanmış, yüksek tonda ve bazen sözü kesilemez basınçlı konuşma şekildedir. Çağrışımın çok hızlanması nedeniyle, konudan konuya atlayarak dağılan bir konuşma düşünce uçuşması sergilenebilir. Aile bu durumu, Konuşması sürekli dağılıyor, daldan dala atlayarak ilişkisiz şeylerden söz ediyor’ şeklinde anlatabilir. Manik dönemlerin yarıdan fazlasında psikotik belirtiler de bulunur. Bu durumda, sanrı delüzyon ve varsanılar hallüsinasyon tabloya eklenir. Bunların teması tipik olarak megalomanik niteliktedir 'Erdim, peygamberim, Tanrı'yım, Atatürk'üm, padişah soyundan geliyorum, milyarderim, başbakanım, dünyanın kralıyım, herkesi ben yönetiyorum, Tanrı tarafından özel görevlerle seçilmiş bir kişiyim, dünyayı kurtaracağım, bana kurşun işlemez, bunları bana söyleyen sesler var, bunları ima eden mesajlar, işaretler alıyorum’ gibi. Bazen psikotik belirtiler, megalomanik temayla ilişkili görünmeyen, paranoid-şizofrenik özellikte de olabilir Beni izliyorlar, kötülük yapacaklar, düşmanlarım komplo kuruyor, cihazlarla dinliyorlar, zehirliyorlar’; ya da Bana emir veren, beni yöneten sesler var’ gibi. 3. Motor alan Hareketlerin artma ve hızlanması, riskli davranışlar. Hastanın enerji ve hareketleri çok artmış ve hızlanmıştır. Bu durum, Yerinde duramıyor, hiç durmadan gezmek istiyor, evden kaçıp gitmiş haftalar sonra haber geldi ki uzak bir şehirdeki bir akrabamızı ziyaret etmiş, yorulmak bilmeden gece gündüz anormal bir enerjiyle çalışmaya, yazıp çizmeye başladı’ vb şekilde anlatılabilir. Hastadaki aşırı büyüklük hissi grandiyözite nedeniyle, o an için zevk verici görünen davranışlar, sonuçları düşünülmeksizin sergilenebilir riskli davranışlar. Örneğin, aşırı ve gereksiz para harcama, eşyalarını herkese dağıtma, tanımadığı kişilerlerle özel hayatını konuşma, kendini ilgilendirmeyen şeylere müdahale etme, kavga etme, aşırı alkol alma, aşırı hızlı araba kullanma, rastgele ilişkilere girme, düşünmeden girdiği saçma iş yatırımlarıyla büyük paralar kaybetme vb gibi. belirtiler Uykuya gereksinim azalması, libido artışı. Uyku çok azalmış olmasına rağmen uykusuzluk hissedilmemektedir. Cinsel istek ve performans artmıştır. Uygunsuz ortamlarda cinsellikle ilgili konuşma, espri ve davranışlar sergilenebilir. TANI Manik dönemde yukarda anlatılan belirtilerden hepsi ya da bazıları çeşitli şiddetlerde sergilenebilir. Tablo bazen psikotik ve çok ağır şiddette ortaya çıkarken, bazen oldukça hafif hipomanik nitelikte olabilir. Hipomani, manidekinden farklı olarak, işlevselliğin büyük ölçüde bozulmadığı bir durumu anlatır. Ancak, hipomanin sınırının nerde bittiği ve hafif maninin nerde başladığı sorusu tam yanıtlanabilmiş değildir. Ayrıca, hipomani hafif bir durum gibi görünse de, riskli davranışlara ve dolayısıyla ciddi sorunlara yol açma kapasitesi yüksek bir durumdur. Amerikan Tanı ve Sınıflandırma Sistemi DSM’nin son versiyonu DSM-IV manik dönem tanısı için aşağıdaki belirtileri önermektedir. MANİK DÖNEM BELİRTİLERİ az 1 hafta süreyle ya da hastaneye yatış gerekiyorsa süreye bakılmaksızın anormal ve sürekli bir şekilde öforik, irritabl ya da taşkın her türlü aktiviteye girmeye yatkın bir duygudurum döneminin varlığı. dönem sırasında aşağıdaki belirtilerden en az 3’ü̈nün duygudurum yalnızca irritabl ise 4’ünün belirgin bir derecede ve sürekli varlığı yükselmiş benlik değer duygusu ya da grandiyözite gereksiniminde azalma zamankinden daha konuşkan olma ya da baskılı konuşma ucuşması ya da öznel olarak düşüncelerinin cok hızlandığını hissetme yönelik aktivite artışı sosyal, iş, okul ya da cinsel aktivitede ya da psikomotor taşkınlık zararlar yaratabilecek zevk verici etkinliklere kolayca girme düşünülmeksizin girilen cinsel ilişkiler, iş yatırımları ve aşırı harcama Ayrıca, belirtilerin sosyal, iş, kendine bakım vb işlev alanlarında önemli bozulmaya neden olması gerekir. B. MAJOR DEPRESİF DÖNEM BELİRTİLERİ Aşağıda anlatılacak olan depresif belirtilerden bazıları, hafif şekilde ve yaşam olaylarına tepkisel olarak herkeste, kısa süreli olarak, zaman zaman yaşantılanabilir. Bu depresyon hastalığı var anlamına gelmez. Hastalık anlamı taşıması için, major’ denen bir nitelik ve şiddette ortaya çıkması ya da bu minor depresif belirtilerin sürekli bir hal almış olması gerekir. 1. Duygudurum alanı Çökmüş deprese duygudurum, ilgi ve zevk yitimi. Hasta kederli, hüzünlü, hiç bir şeyden zevk alamaz, mutsuz, ağlama eğilimli ya da tümüyle donukluk, hissizlik ve boşluk duygusundadır depresif duygudurum. Ya da tüm istek, ilgi ve dürtülerini kaybetmiş bir durumdadır ilgi ve zevk yitimi. Duygularını 'Hiç bir şeyden zevk alamıyorum, hiçbir istek, ilgi ve dürtüm kalmadı, yaşam anlamsız, boş. Sürekli bir keder, ruhsal acı, sıkıntı içindeyim. En basit şeyler bile dağ gibi büyüyor gözümde, zor geliyor. Yaşamak bir yük ve işkence gibi geliyor. Odun gibi oldum, hislerim öldü. Sürekli bir korku ve çaresizlik içindeyim’..vb şekilde anlatabilir. alan Benlik değer çöküşü, kendini-dış dünyayı ve geleceği olumsuzlama, psişik yavaşlama psişik retardasyon ve psikotik belirtiler Hastanın kendine güveni kaybolmuş, kendini değersiz, başarısız, yetersiz, çirkinleşmiş, aşağılık, hatalı, suçlu hissetmektedir. Geçmiş davranışlarını abartılı ve yersiz suçluluk duygularıyla anımsar benlik değer çöküşü-kendini olumsuzlama. Dış dünyaya bakışı da her şeyin olumsuz olduğu, daha kötüye gittiği şeklindedir dış dünyayı olumsuzlama; bu olumsuzlukları da kendi suç, hata ve günahkarlığıyla bağlantılama eğilimlidir. Geleceği de karamsar görmekte, hiç bir şeyin düzelmeyeceğini, herşeyin daha kötüye gideceğini, hiç bir umut ve çare kalmadığını düşünmektedir geleceği olumsuzlama. Bu nedenlerle de, yaşamayı hak etmediği, ölmesi gerektiğini düşünüp, özkıyım intihar plan ve girişimlerine yönelebilir. Ayrıca, hastanın konuşması çok azalmış ve yavaşlamıştır, suskun, durgun, zihin karışıklığı içersinde, şaşkın, anlama kavrama güçlüğünde, karar veremeyen, unutkan, konsantre olamayan, düşünemeyen, beyninin çalışmadığını düşünen bir durumdadır psişik retardasyon. Bu düşünce ve duygular, 'Çok değersiz, işe yaramaz, beceriksiz, aşağılık, tiksinilecek bir yaratığım; bütün yaşamım bir hatalar, beceriksizlikler zinciri, şimdiye kadar hiç bir şey başaramadım; gelecek yok, en ufak bir umut yok, her şey bitti benim için; yaşamayı hak etmiyorum, ölmem gerek; çirkinleştim, vücudum yüzüm bozuldu; suçluyum, başkalarını da üzüp yük oluyorum, onlara da kötülük yapıyorum; her şeyi unutuyorum, dikkat edemiyorum, konsantre olamıyorum, anlayamıyorum, kavrayamıyorum, beynim durdu, bunadım, kafamın içi saman dolu gibi çalışmıyor' vb şekillerde ifade edilebilir. Bu tabloya psikotik belirtiler de eklenirse, bu gerçek dışı algı ve inançların, tipik olarak depresif temalarda’ olması beklenir değersizlik, suçluluk, günahkarlık, cezalandırılma ve felaket beklentisi, yoksulluk, yadsıma. Bunlar Suçluyum, günahkarım, bu hastalık da Allah’ın bana verdiği bir ceza, cehennemliğim, savaş çıkacak, kıyamet kopacak, sevdiklerim ölecek, mahvolduk, iflas ettik, evimiz yandı yıkıldı, aç kalıp sokaklara düşeceğiz, öldüm, ben yokum, iç organlarım çürüdü’ vb şekillerde anlatılabilir. Bu inançlara uygun gaipten sesler ve görüntüler gibi hallüsinasyonlar bulunabilir. Bazen ise, psikotik belirtiler paranoid, şizofrenik özellikte ortaya çıkar Bana kötülük etmek isteyen, komplo kuran, işkence yapan, zehirleyen, takip eden düşmanlarım var; bana emir veren, beni yöneten, davranışlarımı yorumlayan sesler var' gibi. Motor alan Konuşma ve hareketlerin azalması ve yavaşlaması motor retardasyon ve huzursuzluk ajitasyon Hareketler çok azalmış ve yavaşlamış, baş öne eğik, ses çok hafif, konuşma ürkek ve kararsızdır. Konuşmayı başlatamıyor ya da hemen hiç konuşmuyor, sorulara ancak ısrar edilirse sıkıntı ve tereddütle ve bir kaç sözcükle yanıt verme eğiliminde, konuşma monoton, ifadesiz, yanıt ancak uzun bir suskunluk ardından gelebiliyor durumdadır. Lokmaları uzun süre ağzında tutarak, yavaş çiğneyerek yutabiliyor, gözlerini seyrek kırpan, donuk-boş bakan, cümleleri yarım bırakan ve kendine bakımı bozuk görünümdedir motor retardasyon. Ayrıca, huzursuz, çok sıkıntılı, eliyle saçını ya da vücudunu sürekli oğuşturuyor, saçlarını yoluyor, elbiselerini çekiştiriyor, yerinde duramayıp kıpırdanıyor, geziniyor, inliyor, ofluyor, ağlıyor, çığlık atıyor bir durumda da olabilir motor ajitasyon. Çevresi bu durumu, 'Durgunlaştı ve suskunlaştı, yatağından ve odasından çıkmak istemiyor, kimseyle görüşmüyor, sessiz, zorla konuşuyor, kendine ve evine bakımı bozuldu, işe gitmiyor, evden çıkmıyor, sıkıntılı, huzursuz, inliyor, ölmek istediğini söylüyor, yerinde duramıyor, ağlıyor' vb şekilde anlatabilir. belirtiler Uykusuzluk, iştahsızlık, cinsel isteksizlik, bitkinlik. Hasta uykusuzluktan yakınmakta, uykuya dalamadığını, uykusunun kesikli olduğunu, çok erken uyanıp bir daha uyuyamadığını, ya da sabaha kadar hiç gözünü kırpmadığını söyleyebilir. İştahsızdır, yediklerinden tad almıyor, pek az yiyebiliyor ya da zorla yedirilebiliyor olup, ciddi kilo kaybı içindedir. Cinsel istekleri azalmış ya da kaybolmuştur. Şiddetli bir bitkinlik ve enerjisizlikten uyku ve iştahın azalma yerine arttığı, kişinin günü uyuyarak ve sürekli yiyerek geçirmeye başladığı bir depresyon tipi de vardır atipik depresyon. TANI Major depresif bir dönemde, yukarda anlatılan belirtilerden hepsi ya da bazıları çeşitli şiddetlerde sergilenebilir. Tablo bazen psikotik ve çok ağır şiddette ortaya çıkarken, bazen oldukça hafif ama gene de major depresyon ölçütlerine uyan, yaşamı önemli derecede bozan bir nitelikte olabilir. Amerikan Tanı ve Sınıflandırma Sistemi DSM’nin son versiyonu DSM-IV major depresif dönem tanısı için aşağıdaki belirtileri önermektedir. Major depresif dönemler hem bipolar bozuklukta hem de major depresif bozuklukta görülür. Depresif hastalıkların depresyonları ile bipolar hastalığın depresyonları arasında bir farklılık olup olmadığı sürekli bir tartışma konusu olmuştur. Başlangıçta böyle bir farklılığın olmadığı düşünülmüştü. Bugünkü bakışla da, bir çok hastada bu iki tip depresyon arasında pek fark olmadığı görülmektedir. Ancak, son dönemlerde, bazı hastalarda gözlemlenen bazı farklılıklar, bu iki tip depresyonu ayırt etmek açısından ipuçları sunmaktadır. Bu konu önemlidir, çünkü bipolar hastalık da bir depresif dönemle başlamış olabilir aslında sıkılıkla da böyle olur ve hastaya yanlışlıkla major depresif hastalık tanısı konarak buna göre bir koruma uygulanır. Daha sonra belki bir kaç depresyon dönemi ardından, bir manik, hipomanik ya da karma dönem ortaya çıkarak, tanının aslında bipolar bozukluk olduğu anlaşılır. Oysa bu iki hastalığın koruyucu tedavileri temelde farklıdır. Bu nedenle, bipolar hastalık olasılığından erken dönemde kuşkulanarak hastayı izlemek, olası bazı riskleri azaltmak anlamına gelecektir. Bu iki hastalığın depresyonları arasında saptanan farklılıklar şöyle sıralanabilir depresyonda atipik depresyon özellikleri özellikle uykunun azalma yerine artması, aşırı uyumaya başlama daha sık görülür. depresyonda psikotik özelliklerin eşlik etmesi daha sıktır. depresyonda maniyi çağrıştıran bazı özelliklerin hareket artışı, düşünce hızlanması, hırçın-huzursuz olma gibi görülmesi daha sıktır. depresyonda birinci derece akrabalarda anne-baba-kardeşler bipolar bozukluk bulunma oranı çok daha fazladır. depresyon çok daha erken yaşlarda başlayabilir. depresyonlar daha kısa sürme ve daha sık yineleme eğilimlidir. “normal” kişilik yapısının çok aktif, enerjik çizgide olması hipertimi bipolar depresyonda daha fazla görülür. hastada depresyon lohusalık döneminde ortaya çıkmışsa, bipolar depresyon olma olasılığı fazladır. MAJOR DEPRESİF DÖNEM TANISI Tanı ölçütleri için bkz. “Depresif Bozuklukların Klinik Belirtileri” bölümü. DÖNEM Manik ve depresif belirtilerin karışık şekilde birlikte bulunduğu dönemlere karma dönem adı verilir. Bu belirtiler ayni anda sergileniyor olabilir. Örneğin, çok konuşma, düşünce uçuşması ve aşırı hırçın-öfkeli olma yanında suçluluk ve özkıyım intihar düşünceleri bulunabilir. Ya da, manik ve depresif tablolar kısa süreyle ardarda dalgalanıyor olabilir. Karma dönem tanı ölçütleri konusunda henüz tam bir fikir birliğine varılamamış görünmektedir. Bu dönemler, psikotik olma ve tedaviye daha geç yanıt verme eğilimli olup, özkıyım riski de yüksektir.
her şeyi hızlı yapıyormuş gibi hissetmek