🦍 Izmirde Depremde En Güvenli Ilçeler
Peki İstanbul'da meydana gelecek bir depremde en fazla hangi ilçeler etkilenecek? Yayınlanma: 28 Ocak 2020 21:45 / Son Güncelleme: 18.05.2022 - 17:43 İSTANBUL'DA 400 BİN RİSKLİ YAPI VAR
İzmirboyacı ustası İzmirin tüm ilçelerinde sizlere boya badana işlerinizde kaliteli işçiliği bizlerden temin edebilirsiniz. İzmir boya badana ustası ekibimizle sizlere en uygun fiyat garantisiyle en kaliteli hizmeti sunuyoruz. 3 kişilik ekibimizle 1 günde Evinizin boya badana işini teslim ediyoruz. temiz ve titiz çalışan
İzmir’de afetler önceden bilinecek. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kenti afetlere karşı dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda başlatılan depremsellik araştırması sürüyor. Uzmanlar, İzmir’de 100 kilometre yarıçaplı alandaki faylarda hendekler açarak inceleme yapıyor.
İzmir’de yıkım ve hasara neden olan deprem sonrasında barınma ihtiyacı içinde olanlar yüksek kiralardan şikayetçi oldu. Kiralarda bin lira civarında artışlar yaşandı. İzmir ’in Seferihisar açıklarında 30 Ekim ’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki yıkıcı depremin ardından özelikle Bayraklı ilçesinde yaşayan
İzmir depreminde yeni yapım milyon liralık rezidans dairelerinin de hasar görmesi şaşırttı. İzmir'in Seferihisar ilçesinde meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde can kaybı
Depremde en güvenli yer olarak bilinen Sarıyer’in bir kısmı volkanik birimlerden oluştuğundan killi zonlar söz konusu ve Büyükdere gibi alüvyon vadiler de yer alıyor. Bu bölgede kil
İstanbul'daki yapı stoğu depreme karşı güvenli değil. İstanbul'da meydana gelecek bir depremde fay hattında olan ilçeler, orta riskli ilçeler ve birinci derecede riskli olanlar
Ege Denizi'nde İzmir'in Dikili ilçesi açıklarında 3,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Dünyayı etkisi altına alan korona virüsün Türkiye’de de görülmesinin ardından en fazla rağbet gören ürünlerden birisi de kolonya oldu. Kolonyaya olan bu ilgi zamları da beraberinde getirdi. Kimi yerlerde kolonyanın fiyatı 4-5 katına çıkarken, bazı yerlerde ise normal fiyatından satışa sunuluyor.
wN8kqD. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kenti afetlere dirençli hale getirmek amacıyla depremsellik araştırması ve zemin davranış modelinin çıkartılması için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, ODTÜ ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile imzaladığı protokol kapsamında çalışmalar başlatıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kenti etkileme riski taşıyan deniz ve karadaki fay hatlarının inceleneceği depremsellik araştırması ile Bayraklı, Bornova ve Konak sınırları içerisindeki yaklaşık 10 bin 802 hektarlık alanın zemin yapısı ile zemin davranış özelliklerinin modellenmesini sağlayacak çalışmayı yerinde inceledi. Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırması ve mikrobölgeleme etüt projesi için denizde ve karada başlatılan uygulamalara katılan Başkan Tunç Soyer önce Narlıdere'de paleosismolojik araştırma hendeğine girerek Paleosismoloji Koordinatörü Prof. Dr. Erhan Altunel'den bilgi aldı. Çalışmaların heyecan verici olduğunu söyleyen Başkan Soyer, “Bu şehrin geleceğine dair en önemli adımların atıldığı bir andayız. Kentin yüzyılının planlanacağı, o planlamanın sağlam bir zemin üzerine oturacağı bir çalışma olacak. Bu çalışma İzmir için çok önemli bir kilometre taşı” dedi. Erhan Altunel de İzmir il merkezini referans alan 100 kilometre yarıçapındaki bir alanda 40'a yakın fay zonunda inceleme yapacaklarını GÜVENLİK KARNESİ Başkan Soyer daha sonra Üçkuyular'dan tekneyle Körfez'e açılarak karadan yaklaşık iki buçuk kilometre açıkta süren sondaj çalışmalarını inceledi ve Deniz Araştırmaları Koordinatörü Doç. Dr. Ulaş Avşar'dan bilgi aldı. Soyer, “30 Ekim depremi gösterdi ki bu kentin en büyük önceliği, dirençli bir kent haline dönüşmek. Yani bu şehirde yaşayan insanların, güven duygusu içerisinde yaşamaları. Oturdukları apartmanlarda güven içerisinde olmaları. Yaşadıklarımız, en büyük önceliğimizin bu olduğunu ortaya çıkardı. Biz de bu güven duygusunu yaratabilmek için yapılması gerekenlere kafa yorduk. Bu çalışma kapsamında ilk önce İnşaat Mühendisleri Odası ile yapı envanteri çalışması için protokol imzaladık. Bayraklı’da 33 bin 100 bağımsız birimin deprem güvenliğini ölçmek içi n yaptığımız çalışma neredeyse tamamlandı. Her birine güvenlik karnesi verebilecek hale geldik. Ama bundan çok daha büyük bir çalışmayı ODTÜ öncülüğünde 10 üniversitenin katılımıyla ve 84 akademisyenle başlattık. Türkiye'de ilk, dünyada da örneği çok az olan bir çalışma” depremselliğine ilişkin bütünlüklü bir haritanın daha önce çıkarılmadığını ifade eden Başkan Soyer, ilk kez bu kadar kapsamlı bir çalışma yapıldığını ifade etti. Soyer, “Bu çalışmalarla kentin tsunami ve sismik hareketleri değerlendirilecek, diri fayları belirlenecek, bunların en son ne zaman hareketlendiği ölçülecek. Şu ana kadar bu konuda elimizde sağlıklı veri yoktu. İzmir'in depremselliği ile ilgili çok somut ve net bilgilere ulaşacağız. Böylece bu şehrin gelecek yüzyıl içerisinde nasıl yapılaşması gerektiği, nereye doğru yapılaşması gerektiği, yapılaşırken nelere dikkat etmesi gerektiği konularında daha hayati sorulara yanıt verme imkânı bulacağız” dedi. O nedenle bunun İzmir için çok tarihi bir çalışma olduğunu kaydeden Soyer, “Kentin belki de gelecek yüzyılını kurtaracak bir çalışma olacak. Sadece İzmir için değil burad an çıkacak başarılı sonuçların tüm Türkiye'ye, dünyaya örnek bir model olacağını düşünüyorum” diye HARİTALANDIRILACAKİzmir'de 100 kilometre yarıçapında belirlenen alan üzerindeki faylar haritalandırılacak. Karadaki deprem araştırmalarında bütün dünyada kullanılan hendekli paleosismolojik sistem kullanılıyor. Karada fay güzergâhlarında açılacak hendeklerden alınacak örnekler incelendikten sonra, bu fay zonlarına yönelik deprem üretme potansiyelleri ortaya konulacak. Karada Hendekli Paleosismoloji çalışma ekibinde Prof. Dr. Erdin Bozkurt, Prof. Dr. F. Bora Rojay, Prof. Dr. Erhan Altunel, Prof. Dr. Serdar Akyüz, Prof. Dr. Çağlar Yalçıner, Doç. Dr. Taylan Sançar, araştırma görevlileri Taner Tekin, Tolunay Acer, Erbe Nur Atlı yer SONDAJ YAPILIYORODTÜ Deniz Paleosismolojisi Araştırma ekibi tarafından ODTÜ’ye ait sondaj platformu da Körfez'de sondaj çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında deniz tabanından analiz yapmak üzere karot alınacak. Böylece sadece depremlerin paleosismolojik etkisi değil paleotsunami ve deniz tabanındaki gevşek malzeme içinde gelişen paleo heyelanlar üzerine değerlendirmeler de yapılabilecek. Deniz Paleosismolojisi çalışma ekibi de Doç. Dr. Ulaş Avşar ile araştırma görevlileri Akın Çil, Hakan Bora Okan, Kaan Onat'tan KARŞI GÜVENLİ KENT30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında Büyükşehir İzmir’i depreme karşı güvenli kent haline getirmek için ve izlenecek yol haritasını oluşturmak amacıyla çeşitli üniversitelerden gelen akademisyenler, afet yönetiminde paydaş kurum ve kuruluşların temsilcileri, ilçe Belediyeleri, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla 11-13 Mart 2020’de “İzmir Depremi Ortak Akıl Buluşması” düzenledi. Buluşmada risk azaltıcı ve koruyucu tedbirlerin bir an önce alınmasının önemi vurgulanarak kentin depremsellik araştırmasının ivedilikle tamamlanması, zemin yapısının ve davranış özelliklerinin belirlenmesi önerilmişti.
Türkiye, Elazığ'da 24 Ocak'ta 41 kişinin yaşamını yitirdiği depremin yaralarını sararken Ege de beşik gibi sallanıyor. Akhisar ve Kırkağaç'taki depremleri de şiddetli şekilde hisseden İzmir'de yapı stoğu kalitesi alarm verirken kentte 17 fay hattının bulunması dikkat çekiyor. Yeni Asır'a değelendirmelerde bulunan jeofizik yüksek mühendisi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, İzmir'i semt semt değerlendirdi, Ege illerindeki riskli yerleri de sıraladı KIYI ŞERİDİ DAYANIKSIZ İzmir'de yeni kent merkezi başta olmak üzere kıyı şeridi depreme oldukça dayanıksız. İzmir Körfezi'nin etrafında yerleşim kesinlikle olmamalı. İzmir daha çok Manisa ya da Yamanlar'a doğru genişlemeli. Nüfusun bu bölgede toplanmaması gerekiyor. Körfez kıyıları genellikle eğlence alanları ve ormanlık alan olarak ayrılmalı. ALTINYOL'UN GÜNEYİNE DİKKAT İzmir'de Altınyol Caddesi'nin güney kısmı ile Yamanlar Dağı'nın güneyinde Bayraklı yeni kent merkezi, Alaybey, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir, Çiğli, Menemen, Urla, Güzelbahçenin bir kısmı, Seferihisar bağlantı yolunun iki tarafı, Alsancak, Basmane, Konak ve İnciraltı tehlikeli. Birçok yerlerinde jöle gibi bir toprak yapısı var. BORNOVA OVASI VE MERSİNLİ Bu bölgelerin yanı sıra Bornova düzlüğü, Mersinli gibi bölgeler de risk taşıyor. Buralarda deprem 4 kat daha fazla hissedilebiliyor. EN SAĞLAM YER YAMANLAR İzmir'de en sağlam bölge Yamanlar Dağı. Burada deprem yönetmeliğe uygun yapılan binalar sağlamdır. Çatalkaya da sağlam bölgelerden biri. Şirinyer de uygun... DİKİLİ-FOÇA DA UYGUN Dikili ve Foça da sağlam zemin üzerine kurulu. Ama buralardan da ana kırık geçer. Fakat buna karşın zemin sağlam olduğu için Foça'dan korkulmamalı. SINDIRGI UYARISI Akhisar ve Kırkağaç'taki depremleri değerlendiren Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Akhisar-Balıkesir arasındaki kırığın yaşlı bir kırık olduğunu ifade etti. Bu kırığın üretebileceği en büyük depremin olabileceğini ifade eden Ercan, "Arkasından daha büyük bir deprem gelmesini beklemiyorum. Ancak, bu kırık Simav göçüntü kırığıyla kavşak noktasına gelmiştir. Bu noktada Sındırgı ve Bigadiç var. Sındırgı'da bir deprem olması şaşırtıcı olmaz. Ercan, şu an İzmir için acil bir deprem beklentisi olmadığını da kaydetti MANİSA'DA OVALARA DİKKAT Manisa'nın ovalık kesimleri uygun değildir. Manisa'da en çekinceli yer Manisa- Akhisar tarafındaki ovalık kesimdir. SELÇUK YERLEŞİME UYGUN DEĞİL Ege'de Büyük Menderes çöküntü ovasının olduğu yer oldukça gevşek. Kuşadası merkezi sağlam olmakla birlikte Karaova bölgesi çok oynak. Ayrıca, Selçuk Pamucak, Aydın Ortaklar, Nazilli-Denizli yolunun güneyi, bu bölgeler yerleşime uygun değil. UŞAK VE AFYON GÜVENİLİR Ege'de Uşak, Afyon sağlam. Hatta buralarda ovalık kesimlei bile güvenrli. Kütahya'nın zemin yapısı sert ancak bölgede çok sayıda irili ufaklı diri kırık var. BİGA YARIMADASI ÇOK RİSKLİ Çanakkale'nin Biga yarımadası ile Saros Körfezi riskli. Bu bölgelerde yine diğer bölgelerde olduğu gibi dağlık yerlere yerleşim kurulması gerekli. MUĞLA, DENİZLİ VE BALIKESİR İzmir dışında Ege Bölgesi'ndeki birçok fay da büyük risk taşıyor. Bu kırıklar İzmir'deki ile aynı çöküntü kırıklarıdır. Ege'de en sağlam yer Muğla. Çünkü toprak yapısı sağlam. Ancak, Fethiye bölgesinde son yıllarda yapılan yerleşimler ile riskli bir duruma geldi. Balıkesir de Ayvalık dışında sağlam. Binaları sağlam yapmak kaydıyla Balıkesir'e güvenilebilir. Denizli'de Buldan bölgesi çok sağlam. Ancak Pamukkale ovasına yerleşim yapılmamalı. BÜYÜK MENDERES GEDİZ VE SİMAV Ege Bölgesi'nde göçüntü alanları olan Büyük Menderes, Gediz, Simav çukurları olan bölgede her zaman için kadar depremler olabilir. ERHAN GÜLENÇ
HABERLER GÜNCEL İzmir'de meydana gelen ve bir çok ilde hissedilen deprem bölgede ağır hasara yol açarken, depremin şiddeti beklenen Büyük İstanbul Depremini akıllara getirdi. Deprem Uzmanları konuyu değerlendirdi. GİRİŞ 1609 GÜNCELLEME 1707 Deprem sonrası İzmir'den korkutan fotoğraflar! Vatandaşlar sokaklara döküldü! GALERİNİN DEVAMI
Sağlık Bakanı Koca'nın, İstanbul, Ankara ve İzmir'deki koronavirüs vakalarının dağılımını haritalarla göstermesinin ardından en tehlikeli ilçeler de ortaya çıktı. Koronavirüs İstanbul’da nüfusun yoğun olduğu Bakırköy, Bağcılar, Beşiktaş gibi semtleri kuşatırken, Adalar, Silivri gibi uzak noktalar şanslı. Ankara’da Keçiören ve Yenimahalle’de, İzmir’de ise en büyük yoğunluk Konak’ta. İşte Türkiye'nin 3 büyükşehrinde en riskli ilçeler... İçişleri Bakanlığından dün yapılan açıklamada 45 ilde toplam 156 yerleşim yerinde karantina uygulaması yapıldığı duyuruldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın önceki akşam yaptığı açıklamaya göre ise koronavirüs vaka sayısının yüzde 60'ı İstanbul'da. Sağlık Bakanlığı'nın vaka haritasında İstanbul'da hastalık, yapılaşmanın sık, yeşil alanların az olduğu ilçelerde ve sahil kesiminde YAKASINDA VAKA DAĞILIMIAvrupa Yakası'nda, vaka dağılımı Büyükçekmece ilçe merkezini geçtikten sonra, yazlıkların yoğun, kış nüfusunun düşük olduğu Kumburgaz'a doğru hızla azalıyor. Kamiloba, Celaliye, Selimpaşa, Silivri hattında hastalık yok denecek noktaya yaklaşıyor. Avrupa yakasının düşük risk gruplu bir başka ilçesi ise kırsal kesime yayılan Çatalca. Koronavirüs, çok sayıda köyün yer aldığı, ilçe merkezinde de yerleşimin şehre göre nispeten seyrek olduğu Çatalca'yı şimdilik pas geçmiş doğru çıkarken son yıllarda yıldızı parlayan Arnavutköy de salgının ele geçiremediği ilçelerden biri haline gelmiş. Nüfusu hızla artan Başakşehir'e, yapılaşmanın seyrek, yeşil alanların kent merkezine göre hayli fazla olması nedeniyle tam sokulamamış İLÇELERE TEHDİTEsenyurt, Küçükçekmece, Avcılar, Bağcılar, Esenler, Bahçelievler, Bayrampaşa, Bakırköy, Zeytinburnu ve Güngören'daki yoğun yerleşim merkezlerinden beslenen koronavirüs, tarihi yarımadayı da kucaklayıp, Beşiktaş, Beyoğlu ve Şişli üzerinden Rumelihisarı'na kadar kabus gibi yayılmış. İkinci köprüden sonra azalan yapılaşma Boğaz'ın buradan Karadeniz'e kadar uzanan bu kesiminde hastalığa geçit vermemek için Boğazı'nın Anadolu yakası da benzer bir görüntü sergiliyor. Beykoz'dan Karadeniz'e kadar uzanan hat, Riva, Şile, Polonezköy'e şimdilik kuvvetli risk bölgesi olmaktan çok AZ ADALAR'DAHastalığın yayılması, Kavacık'tan sonra güneye doğru yoğunlaşıyor. Anadolu Yakası'nı Üsküdar, Kadıköy, Ümraniye, Ataşehir ve Maltepe üzerinden Sabiha Gökçen Havalimanı'na kadar tehdit ediyor. Bu yakada, Silivri gibi İstanbul'un sınır ilçesi Tuzla da riski uzak tutmayı bir de Adalar var. Faytonlar kaldırılınca canhıraş kalabalığın elini ayağını çekmesi Adalar'a büyük ikramiye olmuş. İstanbul'un koronavirüs haritasında hastalığı işaret eden renkli noktacıkların en az görüldüğü ilçe bu sayede Adalar BİN HASTABaşkentte bine yakın Kovid-19 hastası bulunuyor. Ankara'nın merkez sayılabilecek Kızılay, Cebeci, Mamak ile Çankaya'nın özellikle Öveçler ve Oran arasındaki bölgesinde hasta yoğunluğu bulunsa da, bunların ciddi vaka sayısı fazla değil. Buralarda testleri pozitif çıkmış ancak fazla şikayeti olmayan ve evde gözlem altında tutulan kişiler bulunuyor. Keçiören ve Yenimahalle'de ise hem yoğunluk çok hem de kritik vaka sayısı Çayyolu ve Yaşamkent tarafında ise yoğunluk yok denecek kadar az. Ankara'nın merkez ilçelerinde durumu kritik vaka sayıları, "Etimesgut 4, Yenimahalle 9, Çankaya 6, Mamak, 1, Keçiören 5, Sincan 1" olarak biliniyor. Altındağ, Pursaklar ve Gölbaşında ise durumu ciddi vaka sayısı KIYI ŞERİDİ KIRMIZIKoronavirüs salgınının İstanbul'un ardından en çok etkilediği il olan İzmir ise diken üstünde. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıkladığı rakamlara göre İzmir'de koronavirüse yakalananların sayısı bin 500'e ulaşırken, özellikle kıyı şeridinde yer alan ilçelerin salgından daha fazla etkilendiği dağılım haritasında en büyük yoğunluğun Konak ilçesine bağlı Mithatpaşa Caddesi ile Karabağlar ilçesine bağlı İhsan Alyanak Mahallesi arasında olduğu görülüyor. Güzelyalı, Göztepe, İnönü Caddesi, Eskiizmir Caddesi, Bozyaka, Hatay ve Üçkuyular'ı kapsayan alanda çok sayıda koronavirüs vakası ve virüse bağlı ölümün yaşandığı dikkat Mavişehir, Çiğli ve Menemen'de de vaka sayıları yüksek. Gaziemir, Aktepe ve Buca'da ise yoğun nüfusa rağmen virüse yakalanan sayısı daha az. Bornova ve Bayraklı'da daha seyrek şekilde görülen vakalarla birlikte yaşanan ölümlerin de daha az olduğu görülüyor. Güncelleme 09/04/2020 2026
izmirde depremde en güvenli ilçeler