🐂 Türkiye Selçuklu Devleti Ile Büyük Selçuklu Devleti Arasındaki Farklar
wYHT0C. quoteOrijinalden alıntı sezar312 Anlamadım ben biri Anadolu Selçuklu hakkında "Anadolu 'rum' Selçuklu devleti" nasıl bu devleti rumlar mı kurdu, neden Rum deniyor bu devlete? Birde Büyük Selçuklu Devletinin sınırlarına bakıyoruz Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar ama Anadolu'da devlet içinde devlet var sanki yani "Anadolu Selçuklu" var. Neden Anadolu'daki devlete 'Rum' diyorlar? Öncelikle RUM diye bir millet-kavim yoktur. Bugün RUM terimi ile en yakından bağlı sayabileceğimiz Yunanistan halkı bile RUM değildir. Bu tamamen bizim yanlış tanımlamamızdır. Yunanistan anakarasında yaşayan er orjinal halk Mikenler-Eoller vb gibi Antik Yunan dediğimiz hakların bir birleşimidir. Buna daha sonra traklar vb de dahil olmuştur zaman içinde. Ayrıca DOR istilası ile Yunanistan ana karası yeni bir değişim geçirmiştir. DOR kavmi anakarada mevcut kavimlerle birleşerek erimiş ve yeni bir ortak kültür meydana getirmiştir. Bunu DOR öncesi ve DOR tarzı denen mimari eserlerde-kalıntılarda sütünlar bile vb görmek mümkündür. Dorlar anakaradaki antik yunan kültürünü yok etmemiş birleşerek bir sentez oluşturmuşlardır. Sonradan gerçekleşen GREK istilası yunanistan anakarasını altüst etmiş, eski gelişmiş antik kültürü yerle bir etmiştir. Zamanın tarihçileri grekleri uygarlığı yok eden barbar bir kavim olarak nitelemişlerdir ve gerçekten de öyledir. Grek kültürünün eski antik-dor uygarlığı ile alakası-etkilenmesi çok azdır. Tahripkar bir kültürdür. Bugün biz hatalı olarak yunanistan diyoruz, bizim haricimiz herkes doğru bir biçimde grek Greece vb tabirini kullanmaktadır. Bizden başkasının kullanmadığı yunan kelimesinin kökü ise ION kelimesinden gelmektedir. Yunanlı dediğimiz IONİAN Yunan okunuş demektir. Yani iyonyalı. İyonya ise ege kıyıları ve adalarını kapsayan bir alan olup burada antik yunan mecburen hatalı terim halklarının eol, miken, aka vb vb oluşturduğu bir birliktir. Bu antik halklara dayanan kent devletlerinin oluşturduğu gevşek bir konfederasyondur. Iyonyanın ana karadan farkı barbar grek istilasına uğramamış olmasıdır. İyi denizci bir halk olmayan grekler yunanistan ? anakarası dışında pek etkili olamamışlar, anakaradaki antik+dor uygarlığı yerle bir olurken iyonya alanında kendini koruyabilmiştir. Yani antik kültür anakarada değil iyonya alanında devam edebilmiştir. Bunu en iyi rönesans döneminde görebiliriz. Rönesans çağında antik kültürün çevrilmesi-okunması-özümlenmesi anakaradaki grek esaslı halklar üzerinden olmamıştır. Zira burada pek bir şey kalmamıştı. Antik kültürü önce Anadolu'daki antik kültür ION ile temas eden arap-müslüman dünyası ele almış, çevirmeler yapmış, üzerinde etütler yürütmüştür. Hristiyan dünyası bunu müslümanlardan endülüs, haçlı eferleri, sicilya, ticaret vb öğrenerek incelemeye başlamıştır. Özellikle endülüsün açılan okulların ve sicilyanın bunda payı çok büyüktür. Kısaca antik uygarlık rönesans hristiyan dünyasına müslümanlar üzerinden aktarılmıştır. Eğer antik uygarlığın bir mirasçısı olacaksa bunun grekler olmayacağı açıktır. Müslümanlar ve şu anda Anadolu buna çok daha layıktır. Yunan-Rum ve Grek biz kullanmıyoruz kelimeler yanlış kullanılmaktadır. Doğru olan yunanistan ! anakarasında yaşayan halka yunan yerine grek dememizlazımdır. Anadolu'da yaşayan halka da RUM yerine yunan ionian. Rum ise geçersizdir, zira artık bir roma devleti-vatandaşı söz konusu değildir. RUM kelimesi bir kavim adı olmadığı gibi bu antik uygarlıkla da bir bağı yoktur. ROMA imparatorluğu latince Imperium Romanum başkenti ROMA kendi latin dilinde RUM diye geçmektedir. İmparatorluğun yıkılıp doğu roma ile devam etmesi ile bu isim devam etmiştir. Doğu roma ile temas eden müslümanlar bu devlete bizans değil rum imparatorluğu demişlerdir. Bu imparatorluk halkına hristiyanlar da roma vatandaşı anlamında RUM demişlerdir. Daha sonra bu kelimeler Türkler'e de geçmiştir. Anadolu'daki roma vatandaşı hristiyan halka RUM denilmeye devam edilmiştir. Oysa etnik yapıları çok farklı olabilmektedir. Roma devletinin ülkesine de RUM halkını ülkesi anlamında Rum Eli denilmiştir. Sonraları Anadolu tamamen Türkleşince Rum Eli tabiri önce Trakya kesimi daha sonra da balkanlar vb için kullanılmıştır. Bugün Trakya kesimine veya batı Trakyaya rumeli denmesi buradan gelmektedir. Anadolu Selçuklu devleti de eski roma devleti arazisinde yani rum elinde kurulmuştur. O zamanlar RUM kelimesi şimdikinin aksine kavim değil tebaat vatandaşlık-arazi-ülke anlamında kullanıldığından Anadolu Seçuklu yerine Selçuklu Rum devleti tanımı da kullanılmıştır. Yani rum elinde eski roma topraklarında kurulmuş Selçuklu devleti anlamında. Avrupa Hunları tanımı gibi, oysa avrupa kökenli Hun yoktur, araziyi belirtir
Giriş Tarihi 0909 Son Güncelleme 0909 İkta sistemi, Büyük Selçuklu Devleti'nden beri tüm Türk İslam Devletleri'nde uygulanan, devlet ile birey arasındaki süreli bir anlaşmaya dayanan bir uygulamadı. Bu sistem ile devlet kendi arazisini bireye ödünç vermekte ve bireyden de bu arazi karşılığında birtakım gereklilikleri yerine getirmesini beklemekteydi. İkta sistemi ekonomik ve askeri alanda büyük etkileri olmuş bir sistem olarak tarih sahnesinde boy göstermiştir. İlerleyen zamanlarda ise ikta sistemi şekil değiştirerek tımar sistemine dönüşmüştür. İKTA SİSTEMİ NEDİR? İkta sistemi, devlete ait merkezden uzak bakir toprakların, devlet görevlilerine yaptıkları hizmet karşılığında verilmesidir. Bu sistemde toprağın mülkiyeti devlete aittir, lakin bu topraklardan elde edilen gelir ikta sahibine aittir. Yani ikta sahipleri bu toprakların belirli süreliğine zilyedi konumunda olup, bu toprakların sahibi değillerdir. İkta sisteminde, ikta sahipleri kendilerine verilen topraklardan elde edilen gelirleri maaş olarak kabul edip, kullanmaktadır. İkta sahipleri bu topraklar karşılığında olası bir savaş durumunda kullanılmaya hazır bir ordu yetiştirmek ile görevlidir. İkta sistemi, bu sistemi kullanan devletlere tarih boyunca birçok açıdan büyük kolaylıklar sağlamıştır. Zira bu sistemle bir yandan bakir topraklarda tarım başlamış, diğer yandan ise mali sorumluluğu devlete ait olmayan askerler yetişmiştir. Bu açıdan da oldukça kullanışlı bir sistemdir. İKTA SİSTEMİNİN AMACI İkta sistemi ile birden fazla hedef aynı anda gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle ikta sisteminin amacı tek bir tane değildir. İkta sistemi ile hem ekonomi alanında, hem de askeri alanda birtakım başarılara ulaşmak hedeflenmiştir. İkta sisteminin bu amaçları da başarı ile yerine getirdiği söylenebilmektedir. İkta sistemi amaçlarını şu şekilde sıralamak mümkündür Olası bir savaşa hazır, ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmayan etkili bir ordu oluşturmak, Merkezi otoriteyi sağlamlaştırmak, Tarıma bağlı üretimi arttırmak, Maaş vermek ve vergi toplamak gibi faaliyetlerle uğraşmayan bir mali yol izlemek İKTA SİSTEMİ FAYDALARI İkta sisteminin Türk İslam Devletleri'ne sağladığı faydaları oldukça fazladır. Bu sistem ile amaçlanan hedeflere ulaşılmış, bununda devlete büyük faydaları olmuştur. İkta sistemi faydalarını sıralamak gerekirse; Devlet, asker yetiştirmek için bütçe ayırma zorunluluğundan kurtulmuştur, Devlet, nakdi olarak bir maaş vermediği için, ekonomik güçlükler azalmıştır, Merkezi otorite güçlenmiştir, Boş ve bakir arazilerde üretim başlamıştır, Asker sayısı artmıştır, Tarımsal faaliyetler önem kazanmıştır, Taşradaki devlet otoritesi güçlenmiştir, Yerleşik hayata geçiş kolaylaşmıştır. İKTA SİSTEMİNİ UYGULAYAN DEVLETLER İkta sistemini uygulayan devletlerin sayısı oldukça fazladır. İkta sistemi Büyük Selçuklu Devleti ile uygulanmaya başlamıştır. Büyük Selçuklu'dan sonra Anadolu Selçuklu Devleti'nde de bu uygulamaya devam edilmiştir. Akabinde ise tımar sistemi, Emeviler ve Abbasiler başta olmak üzere, genel olarak tüm Türk İslam Devletleri'nde uygulanmıştır. Osmanlı Devleti zamanında ise ikta sistemi isim değiştirerek, tımar sistemi olarak varlığı sürdürmeye devam etmiştir. İKTA VE TIMAR SİSTEMİ ARASINDAKİ FARKLILIKLAR İkta ve tımar sistemi arasında ufak da olsa birtakım farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıkları açıklamadan önce, tımar sisteminin ne olduğunu anlatmak gerekmektedir. Tımar sistemi, Osmanlı Devleti tarafından uygulanan, önemli işler yapmış olan devlet adamlarına veya savaşlarda önemli başarılar kazanmış komutanlara, yaptıkları hizmetin bir karşılığı olarak toprak verilmesini konu alan bir sistemdir. Tımar sisteminde verilen topraklar, bakir olup, şehir merkezinden uzak ve ekilmemiş topraklardır. Tımar sisteminin belirli şartları vardır ve toprak sahipleri bu şartları karşılayamadığında, bu topraklar geri alınmaktadır. Osmanlı Devleti'nin tımar sahibine koyduğu şartları şu şekilde sıralanabilmektedir Asker yetiştirerek, savaşa her daim hazır bir ordu oluşturulması, İlgili olduğu bölgedeki vergileri devlet adına toplaması, Toprağın ekilip, biçilmesi ve üretim yapılması İkta ve tımar sistemi birbirlerine oldukça benzemektedir. Lakin bu uygulamalar arasında önemli farklılıklar da bulunmaktadır. İkta ve tımar sistemi arasındaki farklılıkların başında; ikta sisteminin Selçuklu Devleti'nde, tımar sisteminin ise Osmanlı Devleti'nde uygulanmasıdır. Tımar sistemi, ikta sisteminin Osmanlı'daki adıdır. İkinci ve asıl farklılık ise; ikta sisteminde elde edilen gelirin toprak sahiplerine, tımar sisteminde ise elde edilen gelirin devlete ve askerlere verilmesidir.
TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ1075-1308 Büyük Selçuklu Devleti’ne adını veren Selçuk Bey’in torunlarından Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından kuruldu. Kendisi Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun fethiyle görevlendirilmişti. İç karışıklar yaşayan Bizans’ın zayıflığından yararlanarak İznik’e kadar ilerledi ve burayı başkent yaparak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurdu 1075. Arslan Dönemi Avrupa’nın farklı devletlerinin bir araya gelerek oluşturdukları kalabalık Haçlı ordusu Anadolu’yu kolayca geçebileceklerini düşünüyordu. Ancak I. Kılıç Arslan, Danişmentlilerin de desteğini alarak Haçlı ordusuna büyük kayıp verdirdi 1097. Fakat başkenti İznik’ten Konya’ya taşımak zorunda kaldı. Haçlı ordusu buna rağmen Anadolu’yu geçerek Kudüs’e ulaştı ve şehri ele geçirdi. Arslan Dönemi Arslan’ın ölümünden sonra da Türkiye Selçukluları Haçlı Seferleriyle mücadele etmek zorunda kaldılar. Bir yandan Haçlılarla mücadele eden Selçuklular bir yandan da Anadolu’nun tamamında kendi hâkimiyetlerini sağlamaya çalıştılar. Mücadele ettikleri devletlerden biri de Bizans’tı. Miryokefalon Savaşı 1176 Neden Türkiye Selçuklularının kuvvetlenmesinden endişe eden Bizans’ın Haçlı Seferlerinden faydalanarak büyük bir ordu ile Türkleri Anadolu’dan çıkarmak için harekete geçmesi. Selçuklu ordusu Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı 1176. Sonuç Bu zafer Bizans’ın Anadolu’yu geri alma ümitlerini tamamen ortadan kaldırdı. Bizans, Anadolu’nun Türk yurdu olduğu gerçeğini kabul etmek zorunda kaldı. Yani savaş ANADOLUNUN KESİN OLARAK TÜRK YURDU OLDUĞUNU İSPATLADI. Alaaddin Keykubad Dönemi Türkiye Selçuklu Devleti Alaaddin Keykubad’ın hükümdarlığı zamanında en güçlü dönemini yaşadı. Anadolu’da ticaret, sanat, bilim ve kültür merkezi olan büyük şehirler inşa edildi. Bu şehirleri kale, cami, konut, han, hamam, medrese ve türbe gibi mimari eserlerle donattılar. Kösedağ Savaşı 1243 Neden Alaaddin Keykubad’ın ölümünden sonra ülke içinde karışıklıklar baş göstermesi ve Asya’nın büyük bölümünü ele geçiren Moğollar, Anadolu’yu ele geçirmek istemesi. Selçuklu ve Moğol orduları Sivas’ın doğusunda Kösedağ Savaşı’nda karşılaştılar. Selçuklu ordusu sayıca daha kalabalık olmasına rağmen Moğol ordusunun saldırısı karşısında dağıldı 1243. Sonuç Kösedağ Savaşı’ndan sonra Anadolu’da Moğol hâkimiyeti başladı. TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ YIKILMA SÜRECİNE GİRDİ. Moğollar, Anadolu’ya gönderdikleri vali ve komutanlarla ülkeyi yönetmeye başladılar. Son Selçuklu hükümdarı II. Mesud’un ölümü ile Türkiye Selçuklu Devleti son buldu 1308.
Selçuklu Devleti nasıl müslüman oldu? Selçuklu kaynaklarının önemli bir bölümü tarafından kaydedilen anlatılardan ilk bakışta anlaşılan, modern Selçuklu tarihçileri tarafından da kabul edilen bu görüşe göre Selçuk Bey Oğuz Yabgusuna isyan edip maiyetiyle birlikte Cend’e göç etmiş ve bölgede tutunabilmek için obasıyla birlikte İslamı kabul etmiştir. Selçuklular islamiyeti ne zaman kabul etti? Hazar denizi ile Aral gölü arasındaki bozkırlarda yaşayan Selçuklular, Oğuz Türkleri’nin Kınık boyunun önde gelenlerindendir. Onuncu yüzyılda Müslüman oldular ve İslâm hakimiyetinde bulunan Maveraünnehir’e oradan Horasan’a girdiler. Anadolu Selçuklu Devleti Türk mü? Selçuklular, Orta Doğu’da devletler kurarak 300 yıl boyunca egemen olmuş, Oğuzların Kınık boyundan bir Türk hanedanıdır. Adı, hanedanın kurucusu Selçuk Bey’den gelir. Selçuklu Devleti hangi Mezheptendir? Netice itibariyle, Anadolu Selçukluları sünnî İslam anlayışını bir devlet politikası olarak savunmuş, Türkmenler ise İslamiyeti müslüman olmadan önceki inanç ve geleneklerin etkisinde kalarak anlamış ve buna uygun tarzda zahirî bir İslâm anlayışına tâbi olmuşlardır. Türkiye Selçuklu Devleti ile Anadolu Selçuklu Devleti aynı mı? Anadolu Selçuklu Devleti ne zaman kuruldu? Anadolu Selçuklu Devleti, veya Türkiye Selçuklu Devleti,Selçuklulardan Kutalmış’ın oğlu Süleyman Şah tarafından Anadoluda, 1071 yılında kurulmuş olan, Türk İslam devletidir. Selçuklu Devleti kim yıktı? Moğolların baskısının iyice artması üzerine, Anadolu Selçukluları birkaç başarısız ayaklanma denemesine giriştiler. … Bundan sonra Anadolu tamamen Moğol egemenliğine girdi. Anadolu’yu atadıkları valilerle yönettiler. 1308 yılında, son sultan II. Mesud’un ölümünden sonra Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldı. Selçuk Bey kaç yaşında Müslüman oldu? 10. yüzyıl başlarında doğan ve babası öldüğünde henüz 17-18 yaşlarında olan Selçuk Bey, Yabgu’nun yanında görev aldı. Daha sonra Yabgu Oğuzlarına subaşı oldu. Bu dönemde Oğuz Türkleri İslamiyeti kabul etmişlerdir. Önce Selçuklu mu Osmanlı mı? 1299 yılına gelindiğinde Anadolu’da hüküm süren Anadolu Selçuklu Devleti yıkılma süreci içindeydi. Bu yıllarda Osman Bey, yakın arkadaşları ile birlikte Bilecik, Yarhisar ve İnegöl’ü fethetti. 1301’de Yenişehir fethedildi. Osmanlı Beyliği, 1299’da resmen kuruldu. Türkler ne zaman Müslümanlığı kabul etti? Talas Savaşı Türkler ile Müslüman Araplar tarihte ilk kez ittifak oluşturdular. 751 yılında Talas Irmağı kenarında gerçekleşen savaşta Arap ve Türk orduları Çinlileri ağır bir yenilgiye uğrattılar. Talas Savaşı, Türk-Müslüman ilişkilerinde ve Türklerin Müslümanlaşmasında bir dönüm noktası olmuştur. Ilk Müslüman Türk devleti kimdir? İlk Müslüman Türk Devleti Karahanlılar olmaktadır. Talas savaşından sonra yığınlar halinde Müslüman olan Karluk, Yağma ve Çiğil Beylikleri Karahanlı Devletinin de İslamiyet’i tercih etmelerine zemin hazırlamıştır. Türklerin İslamiyet’i seçmelerine Göktanrı inancı ve Kut inancı etkili olmuştur. Islamiyeti ilk hangi Türk devleti kabul etti? Karahanlı Devleti hükümdarı Satuk Buğra Han tarafından 932 yılında İslamiyeti kabul eden ilk Türk Devleti olarak tarihte yerini almışlardır. Selçuklular Türk mü iranlı mı? Büyük Selçuklu İmparatorluğu Farsça آل سلجوق, Orta Çağ’da Oğuz Türklerinin Kınık boyu tarafından kurulan, Türk–İran kültürüne dayalı, Sünni Müslüman bir imparatorluk. Selçuklu soyuna ne oldu? Anadolu fethiyle görevlendirilen Kutalmış oğlu Süleyman Bey ve soyundan gelenler kısa süre sonra merkez ile bağlarını koparmış ve kendi devletlerini kurmuşlardır. Anadolu Selçuklu Devleti Büyük Selçuklu İmparatorluğu daha uzun ömürlü olarak 14. yüzyıl başına kadar varlığını devam ettirmiştir. Selçuklu Alevi mi? Bugünkü Aleviliğin kökleri ise ilk mutasavvıflardan Seyyid Ebü’l Vefa ve Hoca Ahmet Yesevi’ye kadar gider ancak Aleviliğin ilk öncüllerini Selçuklu devrinde yaşayan Babailer’ Baba İlyas’ın vefatı 1240 olarak görürüz. Anadolu Selçuklu ile Büyük Selçuklu savaştı mı? Anadolu hakimiyeti için Büyük Selçuklularla Anadoluyu elinde bulunduran Bizans İmparatorluğu arasındaki ilk savaş, 1048 yılında gerçekleşmiş ve Pasinler Muharebesi olarak bilinen bu savaşla beraber Anadolu hakimiyeti için gerçekleştirilen ilk savaş Selçuklu zaferiyle noktalanmıştır.
türkiye selçuklu devleti ile büyük selçuklu devleti arasındaki farklar